49

"Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra dahi tesbih et...".

Bunun tefsiri daha önce geçti. Bu, aynen "Haydi akşama girerken ve sabaha ererken Allah'ı tenzîh (ve tesbih) edin"(Rum, 17) ayeti gibidir. Tesbihin bu vakitlere tahsis edilişlerinin hikmet ve manasını anlatmıştık. Dolayısıyla bu sûreyi, bir hikmetle sona erdirelim: Allahü teâlâ burada "Yıldızların batışından sonra..." Kâf Suresi'nde ise, "Secdelerin arkalarında..."'(Kaf, 40) buyurmuştur. Şöyle denebilir: Bu ikisinin manası da aynıdır. Çünkü "sücûd", sâcid (secde) edenin çoğulu olup, yıldızlar için de secde söz konusudur. Nitekim Hak teâlâ, "Yıldız ve ağaç secde ederler" (Rahman, 6) buyurmuştur, buradaki yıldız (necm) kelimesi ile, gökteki yıldızların murad edildiği söylendiği gibi, "gövdesi olmayan bitkilerin" kastedildiği de söylenmiştir. Nitekim Hak teâlâ, "Gökte ve yerde olan herkes, yani herşey Allaha secde eder (Rad, 15) buyurmuştur. Yahut da "nücûm" ile, görevler kastedilmiştir. Çünkü her göreve Arapça'da, "necm" denir. Buna göre mana, "Namaz vazifeni bitirdiğinde "Sübhânellâh" de" şeklinde olur. Nitekim bir hadiste:

"Kim, namazının peşisıra, on kere "Sübhânellâh", on kere "Elhamdülillah", on kere de "Allahu Ekber" derse, ona bin sevab yazılır Kenzul-Ummal 16/44081. buyurulmuştur. Böylece her iki ayettede mana aynı olmuş olur. Çünkü secde etmek de görevlerdendir. Meşhur ve zahir olan mana ise, "Edbare'n-nucûm" (yıldızların batışı) ifadesiyle, sabah vaktinin kastedilmiş olmasıdır. Çünkü yıldızlan da Allahü teâlâ idare eder. Böylece güneşin doğuşu ve ışığı ile, yıldızların ışıkları görünmez olur. Mananın böyle olması halinde, biraz önce beşinci maddede bahsettiğimiz gibi, "Kalkacağın zaman..." ifadesi ile, gündüz vaktinin kastedildiği, çünkü gündüzün, kalkmayı isteme vakti olduğu ortaya çıkmış olur. yani "İnsanın uyanık olduğu zaman" İle sabah namazı vaktinde, tesbihatta bulunmaktan hâli kalma, yani uyku vaktinin dışında, hep tesbihatta bulun.

Bu sûrenin tefsirinin sonu budur. Allah en iyi bilendir. Hamd, Rabbu'l-âlemîn olan Allah'a, salât-u selâm da, efendimiz Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e, O'nun âline ve ashabına olsun. (Amin).

49 ﴿