10"Nihayet, o da Rabbine "Ben hakikaten mağlubum. Artık (benim) intikam(ımı) sen al diye dua etti.'." Bu ayet, daha önceki ifâde ile, çok güzel bir münasebet arzetmektedir. Çünkü o müşrikler, o peygamberi engelleyip, caydırıp, ona mâni olup, o peygamber de onları hakka çağırmaktan vazgeçince, Rabbine, "Ben çekildim, mağlup oldum.." diye yakarışta bulundu.. Bu ifâdeyle ilgili birkaç mesele vardır: Birinci Mesele Ayetteki elif-nûn maddesi hemzenin kesresiyle (-Innî) şeklinde okunmuştur. Şöyle ki, bu, bir duadır, dolayısıyla da Nuh (aleyhisselâm) "Muhakkak ki, ben mağlup oldum" demiştir. Bu ifâde, "benim... sebebiyle" takdiri üzere, fetha ile (-ennî) de okunmuştur. Mağlup" ne demektir? Biz diyoruz ki, bu hususta şu izahlar yapılabilir: a) "Bu kâfirler, bana galip geldi. Binâenaleyh, benim için, onlardan intikam ali" demektir. b) "Nefsim bana baskın çıktı ve beni, onlara bedduada bulunmaya sürükledi. Binâenaleyh, nefsimden benim için intikam al.." demektir. Bu izahı, Ibn Atiyye nakletmiş olup, zayıf bir izahtır. c) Bu, ilk iki izahın karışımı bir izah olup, ikisinden daha güzel olup, şöyledir: Nûh (aleyhisselâm), kendisinde katlanma ve sabır, tahammül bulunduğu sürece, kavmine beddua etmemiştir. Onun nefsinin gücü ise, kavminin iman etmesi muhtemel olduğı sürece devam etmiştir. Daha sonra ümitsizlik meydana gelmiştir.. Dayanma güci de, Ümitsizlikten sonra, bir süre kaybolmuştur. Bunun delili, Cenâb-ı Hakkın, meselâ Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e, "Nerdeyse kendini helak edeceksin" (Şuara,3) ve "O halde (habibim), nefsin onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle) gitmesin" (Fatır, 8) buyurmuş olması, Hazret-i Nûh (aleyhisselâm)'a da, "Zalimler hakkında bana hitap etme... Çünkü onlar boğulmuşlar (boğulacaklar)dır" (Hud, 37) demiş olmasıdır. Bunun üzerine Nûh (aleyhisselâm) "Allah'ım, nefsim bana galip geldi. Ve, bana, onlara beddua etmemi telkin etti. Artık, onların hakkından gel" demiş olur. Buna göre de, ayetin manası, "Ben, bir beser olmam hasebiyle mağlubum. Yani, nefsim bana galip geldi. Sabrım azaldı, tükendi. Beni cezalandırma, fakat benim intikamımı onlardan ali.." şeklinde olur. Üçüncü Mesele Ayetteki, (......) ifâdesinin manası, ya, "Benim için intikam al.." yahutta, "Kendin için intikam al!.. Zira onlar, Seni inkâr ettiler" demektir. Bu hususta da, şu izahlar yapılabilir: a) "Benim için intikam al" manası, ayetteki "Çünkü ben mağlubum" ifâdesine uygun düşmektedir. b) Bu, "senin ve dinin için intikam al! Zira, ben yenik düştüm. Dinin için intikam almaktan aciz oldum.." demektir. c) Bu, "Hak için intikam al" anlamındadır. Bu izahla, burada, ne Nûh (aleyhisselâm)'tan, ne de Rabbinden bahsedilmemiş olur. Bunu, Hakkın, kendisiyle birebir olduğuna kesinlikle inanan kimse söyler ve "Allah'ım, bizden, yalancı olanları yok et! Hakkı savunanlara ise destek ver, yardım et!.." der. Tufan |
﴾ 10 ﴿