28"Ey İman edenler, Allah'dan ittikâ edin. O'nun peygamberine de iman edin ki, (Allah) size rahmetinden iki kat nasib etsin ve sizin için, sayesinde yürüyeceğiniz bir nûr lütfetsin, sizi bağışlasın. Allah gafur ve rahimdir". Bil ki Cenâb-ı Allah önceki ayette, "İsâ (aleyhisselâm)'nın ümmetinden iman edenlere mükâfaatlarını verdik" buyurunca, bu ayette de, "Ey iman edenler ..." buyurmuştur. Bu ifade ile kastedilen ise, işte o mü'minlerdi. Böylece Cenâb-ı Hakk onlara, Allah'dan korkmalarını ve Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e iman etmelerini emretmiştir. Daha sonra Cenâb-ı Hakk, "Allah size rahmetinden iki kat nasib etsin" buyurmuştur ki, bu, "Önce Hazret-i İsâ (aleyhisselâm)'ya iman etmenizden dolayı, sonra da Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e iman etmenizden dolayı, rahmet-i ilâhiyyeden iki nasib..." demektir. Bu ayetin bir benzeri de, "Bunlara mükâfaatlan iki kat verilir" (Kassas, 54) ayetidir. Ibn Abbas (radıyallahü anh)'dan rivayet olunduğuna göre, bu ayet, ehl-i kitabtan olup da, Yemen'den Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gelen ve müslüman olan bir topluluk hakkında nazil olmuştur. Böyle Cenâb-ı Allah, bu kimselere iki kat mükâfaat vermiştir. Burada şu iki soru söz konusudur: 1) "Kifl" kelimesinin lügat manası nedir? Buna şöyle cevap verilir: Müerric "Kifl" kelimesi Hüzeyl lügatinde (lehçesinde) nasib, pay manasınadır" demiştir. Başkası ise, "Aksine bu kelime, Habeş lügatindendir" der. Mufaddîl b. Seleme ise, "Kifl kelimesi insanın, deve sırtında oturabilmek için, devenin hörgücünün etrafına geçirdiği bir örtüdür" demiştir. 2) Cenâb-ı Hakk, onlara iki kat nasib, mü'minlere bir nasib verince, onların hali daha yüce olmuş olur, (ne dersin)? Cevap: Rivayet olunduğuna göre, ehl-i kitab, bu sebeple, mü'minlere karşı öğünüyordu. Bu, zayıftır. Çünkü tek bir nasibin, kadr-ü kıymet bakımından iki kat nasibten daha fazla olması uzak ve imkânsız değildir. Çünkü bir mal, iki kısma taksim edildiğinde, herbiri bir yarım olur. Mal, yüz kısma ayrıldığında, herbir pay, yüzde bir olur. Buna göre, ilk taksimin tek parçası, ikinci taksimin yirmi parçasından daha fazla olmuş olur. İşte burda da böyledir. Daha sonra Cenâb-ı Hak, "Sizin için sayesinde yürüyeceğiniz bir nûr lütfetsin" buyurmuştur ki bu, "Allah kıyamet günü size onunla yürüyeceğiniz bir nûr yaratır" demektir. Bu, "Onların nuru önleri sıra gider" (Hadid.12) ayetinde zikredilen nurdur. Cenâb-ı Allah devamla, "Sizi bağışlasın" yani, "Daha önce işlediğiniz isyan ve günahları affetsin" buyurmuştur. Allah gafur ve rahimdir. |
﴾ 28 ﴿