7

"Allah'ın, memleketler ahalisinden peygamberine verdiği fey', Allah'a, peygamberine, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Ta ki, (bu mallar), içinizde zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın! Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasak ettiyse de ondan sakının. Allah'tan ittika edin, çünkü Allah'ın azabı çetindir".

Allahü teâlâ böyle buyurarak, fey'in hükmünü bildirmiştir. Keşşaf sahibi, "Bu cümlenin başına atıf harfi gelmemiştir. Çünkü bu cümle, önceki cümlenin beyânıdır. Dolayısıyla, bu onun bir parçası olup, ondan ayrı bir şey değildir" demiştir.

Zîl'kurba

Bil ki, müfessirler, ayetteki, "akrabalara..." kelimesinden maksadın, Haşimoğulları ve Muttali boğul lan olduğu hususunda icmâ etmişlerdir.

Fey'in Beşe Taksimi

Vahidî şöyle demiştir: "Fey', Rasûlullah zamanında, beş parçaya ayrılırdı. Dört parçası, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'e ait idi. Kalan beşinci parça, yine beş parçaya ayrılırdı. Onun yine bir sehni (payı), Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e ait idi. Geriye kalan dört pay ise, 1) akrabalara, 2) yetimlere, 3) yoksullara ve 4) yolda kalanlara ait idi.

Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in vefatından sonra ise, fey'in, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'e ait olan kısmı hakkında, Şafiî'nin iki görüşü vardır:

a) Bu, savaş için hudutlarda nöbet bekleyen mücahitlere aittir. Çünkü onlar, sınır boylarındaki kalelerde, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in yerini tutmaktadırlar.

b) Fey'in bu kısmı, kale yapmak, kanal açmak, köprüler yapmak, vb. müslümanların faydasına olan yerlere sarfedilir. Bunlardan önce en mühimi yapılır, sonra da sırasıyla diğerleri... işte bu, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'e ait olan 4/5'lik kısmı için söz konusu olan husustur. Fakat Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın fey'in, humusünden beşte birinden beşte bir hissesine gelince o, ittifakla, müslümanların menfaatleri için harcanır.

Zenginlere Mahsus Devlet Olmasın

Ayetteki "Ta ki bu mallar, içinizde zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın.," cümlesiyle ilgili bir kaç mesele vardır:

Birinci Mesele

Müberred, şöyle demiştir: "dûle kelimesi, bir topluluğun elden ele dolaştırdıkları ve böylece de, bazen şöyle bazen de böyle olan şeyin adıdır. Fetha ile olmak üzere devlet kelimesi ise, sevindirici bir halin durumun, bir topluluktan başka bir topluluğa geçmesidir. Dolayısıyla, damme ile olmak üzere dûlet, bu intikâl eden, elden ele dolaşan şeyin adıdır. Fetha ile olmak üzere devle kelimesi ise, intikal etmek anlamında masdardır. Ve, insan için meydana gelmiş olan sevindirici hal hakkında kullanılır. Dolayısıyla da, sevindirici halin ona geçtiğini ifade etmek için, "Bu, falancanın devletidir" denilir. Şu halde dûle, mal olarak elden ele dolaşan şeyin adıdır. Devlet ise, intikal eden halin adıdır. Buna göre ayetin manası, "Hakkı, sayesinde yaşayabilecekleri bir nasib, pay olsun diye fakirlere verilmek olan fey'i zenginlerin eline düşüp de, onlar arasında dolaşan bir şey olmasın diye..." şeklindedir.

İkinci Mesele

Bu kelime, dalın fethası ve zammesi ile, devle ve dûle şeklinde okunmuştur. Ebû Ca'fer, bunu dâl ve tâ'nın ref'i ile (......) şeklinde okumuştur, Ebû'l-Feth, "Bu ayetteki (......) kelimesi, "Eğer borçlu darda ise, ona süre tanıyın.." (Bakara,280) ayetinde olduğu gibi tam bir fiildir. Ve manası da, "Cahiliyye dönemindeki eski bir "devlet" ve mal dolaşımı meydana gelmesin diye..." şeklindedir.

Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın Emrini Tutun, Nehyettiğini Bırakın

Cenâb-ı Allah daha sonra, "Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size yasak ettiyse ondan da sakının" buyurmuştur. Bu, "Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in bize verdiği fey'i alın; o, sizin için helâldir. Almanızı yasakladığını ise, almayın. Feyp konusunda Allah'tan korkun. Çünkü, Resûlüllah'ın sizi nehyettiği şeylerde, Allah'ın azabı cidden çetindir" demektir. En güzel olan mana, bu ayetin, Rasûlullah'ın verdiği, emrettiği ve nehyettiği herşeye şâmil bir hüküm olmasıdır. Binâenaleyh, fey' ile ilgili hüküm de bu umumîliğe dahildir.

Fey' Özellikle Muhacirlerin Hakkıdır

7 ﴿