10

"ve bunların arkasından gelenler şöyle derler: "Ey Rabbimiz bizi ve iman ile daha önden bizi geçmiş olan (din) kardeşlerimizi bağışla, iman etmiş olanlar için kalblerimizde bir kin bırakma. Ey Rabbimiz, şüphesiz Sen, raûfsun, rahîmsin".

Bil ki "ve bunların arkasından gelenler..." ifadesi "muhacirler" üzerine atıftır ve bunlar, daha sonra hicret edenlerdir. Denildi ki: "Bunlar, İyilik yapma hususunda evvelkilere tabi olanlardır ki bunlar, muhacir ve ensardan sonra, kıyamet gününe kadar gelen (mü'minler)dir." Allahü teâlâ bunların hem kendileri için, hem de kendilerinden önce iman etmiş kimseler için duâ ettiklerini ve "Ey Rabbimiz bizi ve iman ile daha önden bizi geçmiş olan (din) kardeşlerimizi bağışla. İman etmiş olanlar için kalblerimizde bir kin, yani hased ve buğz bırakma" dediklerini zikreder.

Bil ki bu ayetler, bütün mü'minleri içine alır. Çünkü mû'minler, ya muhacirdir, ya ensardır, yahut da onlardan sonra gelenlerdir. Allahü teâlâ, muhacir ve ensarlardan sonra gelenlerin halinin, kendilerinden önce geçmiş olan bu ensar ve muhacirini dua ve rahmetle anmak olduğunu beyan etmiştir. Dolayısıyla kim böyle olmaz, aksine onları kötülükle anarsa, haklarında kötü konuşursa, bu ayetin nassına (açık ifadesine) göre, mü'minlerin kısımları cümlesinin dışına çıkmış olur.

Münafıklara Gelince...

10 ﴿