14"Muhakkak ki sizin onların yüreklere saldığınız korku, Allah'dan korkularından daha şiddetlidir. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar iyi anlamayan (yani Allah'ın azametini bilip de, O'ndan hakkıyla korkmayan bir güruhtur.) Onlar, müstahkem kasabalarda, yahut duvarlar arkasında bulunmaksızın, sizinle toplu bir halde vuruşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları çetindir. Sen onları birlik halinde sanırsın. Halbuki kalbleri darmadağınıktır. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir toplulukturlar". Allahü teâlâ, bu ayetlerle, yahudi ve münafıkların, müslümanlarla ancak, hendekler ve geçitlerle sağlamlaştırılmış müstahkem yerlerde veya duvarlar-surlar arkasında bulundukları halde topluca savaşabileceklerini; bunun sebebinin ise, Allahü teâlâ'nın onların kalblerine korku düşürüp, mü'minlere nusret ve zafer nasib etmesi olduğunu anlatmak istemiştir. Ayetteki 'cüdür" kelimesi, dalın sükûnu ile, şeklinde de okunmuştur. Buna göre, müfred olan, "cidâr"ın çoğulu, hem "cüdür" hem de "cüdr" şeklinde gelmektedir. Cenâb-ı Hakk daha sonra, "Kendi aralarındaki savaşları çetindir. Sen onları btlik halinde sanırsın. Halbuki onlar, akıllarını kullanmayan bir kavimdirler" buyurmuştur. Bu ifadeyle ilgili üç izah bulunmaktadır: 1) Bu, "Onların kendisiyle nitelendikleri şiddetli savaş ancak, birbirleriyle savaştığında olur. Fakat sizinle savaştıklarında, onların bu güç ve şiddetlerinden eser kalmaz. Zira cesur bir kimse, Allah ve Resulüne karşı savaştığında korkuya kapılır, daha önce izzet ve şeref sahibi iken, zelil ve rüsvay olur" demektir. 2) Mücâhid şöyle demiştir: "Bu şu manayadır: Onlar, biraraya geldiklerinde, "Biz andolsun ki şunu şunu yapacağız" diyorlar ve böylece mü'minleri, duvarlar ve muhkem kaleler arkasından verecekleri savaşlarla tehdid ediyorlardı. Sonra savaşmak üzere, çıkmaya yelleniyorlardı. Halbuki ancak kendi aralarındaki savaşları çok şiddetlidir. Yoksa mü'minlere karşı olan savaştan değil..." 3) İbn Abbas (radıyallahü anh), "Bunun manası, "Onlar biribirinin düşmanıdır" şeklindedir" demiştir. Bu izahın doğruluğunun delili ise ayetteki, "Sen onlan birlik halindi sanırsm. Halbuki kalbleri darmadağınıktır" ifadesidir. Bu, "Sen, şeklen-zâhiren, onların birbiriyle bir ülfet ve sevgi üzere, birlik halinde olduklarını zannedersin. Kalblerine gelince darmadağınıktır. Çünkü onlardan herbiri, ayrı bir görüştedir. Aralarında da (içten içe) şiddetli bir düşmanlık vardır" demektir. Bu, onlarla savaş hususunda, müslümanları bir cesaretlendirmedir. Cenâb-ı Hakk'ın "Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar, akıllarını kullanmayan bir güruhtur" ifadesi ile ilgili iki izah vardır: 1) Bu, "Bunun sebebi onların, bundaki paylarının ne olacağını anlayamayan bir kavim olmalarıdır" demektir. 2) Bu, "Onlar, kalblerinin darmadağınık olmasının, güç ve kuvvetlerini zayıf düşüreceğini bilmeyen bir topluluktur" demektir. |
﴾ 14 ﴿