12Bil ki, Allahü teâlâ, kâfirlerle ilgili olarak tehdit ifade eden ayetlerini zikredince, bunun peşinden, mü'minlerle ilgili olarak bir va'd ifade eden ayetini getirerek, "Filhakika, Rablerinden gıyaben korkanlar (yok mu?), onlar için hem mağfiret vardır, hem de bir çok mükâfaat..." buyurmuştur. Bu ifade hakkında şu iki izah yapılabilir: Birinci İzah: Bu ifade ile, "Mükellefiyet ile nazarî bilgiler yurdunda bulundukları halde, Rablerini sayıp gözetenler" kastedilmiştir. Çünkü, onların, burada istidlalde bulunmak suretiyle, şeytanla mücahede ve her türlü şüpheyi def etmeye ihtiyaçtan vardır. İkinci İzah: Bu, mü'min kimsenin bütün günahlardan korunan kimse olduğuna işaret eden bir ifadedir. Çünkü, hiç kimsenin bulunmadığı yerlerde, Allah'a asî olmaktan korunan kimse, insanların, kendisini görebilecekleri yerde, şüphesiz ki günahlardan haydi haydi korunur! Alimlerimiz, fâsıklarla ilgili ilahî azabın sonlu olduğuna dair bu ayetle istidlal ederek şöyle demişlerdir: "Ayet, böylesi bir haşyeti ve korkuyu duyan kimseler için büyük bir mükâfaatın olduğuna delâlet etmektedir. Binâenaleyh, kıyamet günü kişi, hem fıskı hem de böyle bir haşyet ile huzura geldiğinde, şu iki husus tahakkuk edecektir. Bu kimseye ya, mükâfaat verilip sonra da, bu kimse cezalandırılacaktır ki, bu icmâen batıldır. Yahut da bu kimseye, önce cezası verilip, daha sonra mükâfaat yurdu olan cennete gönderilecektir ki, elde edilmek istenen netice budur. Bil ki, Allahü teâlâ, hem kâfirlerle ilgili tehdit ifade eden ayetlerini, hem de mü'minlerle ilgili mükâfaat ifade eden ayetini, gayb gâlb sigalarıyla zikredince, bundan sonra kâfirlere hitaba yönelerek. |
﴾ 12 ﴿