17"Yoksa göktekinin, üstünüze taş yağdıran bir rüzgar göndermesinden emin mi oldunuz? Siz, tehdidimin nasıl olduğunu göreceksiniz". İbn Abbas (radıyallahü anh), bunun bilfiil tahakkukunun, Cenâb-ı Hakk'ın Lût Kavmine böyle bir rüzgarı göndermesiyle olduğunu ve Cenâb-ı Hakk'ın bu hususta, "Şüphesiz Biz, onların üzerine taş yağdıran bir rüzgar saldık" (Kamer.34) buyurduğunu söylemiştir. "Hâsıb", içinde taşların ve kumların bulunduğu bir rüzgârdır. Bu rüzgar, çok şiddetli olduğu için, taşları, çakılları kökünden söküp savurmaktadır. Bunun, "içinde taşlar olan bulut" manasına olduğu da söylenmiştir. Daha sonra Cenâb-ı Hakk tehdidini artırarak, "Siz tehdidimin nasıl olduğunu göreceksiniz' buyurmuştur. Ayetteki "nezir" (tehdid) kelimesinin, "munzir" (tehdid eden, ikaz eden) manasına olduğu ve bununla Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'in kastedildiği ileri sürülmüştür ki bu, Atâ'nın rivayetine göre İbn Abbas (radıyallahü anh)'ın ve Dahhâk'ın görüşüdür. Buna göre mana, "Sizler Benim peygamberimi ve onun doğruluğunu anlayacaksınız. Ama bu anlayıp tanıma, size fayda vermeyen bir zamanda olacak" şeklinde olur. Bu kelimenin, "inzâr" (tehdid) manasına geldiği, ayetin, "Sizi o kitab ve peygamberimle inzârımın neticesini görecek, anlayacaksınız" manasında olduğu da ileri sürülmüştür. Ayetteki, (nasıl) soru edatı, o peygamberin doğruluğunu ve inzârın neticesini bildiren bir ifadedir. Bil ki Allahü teâlâ, kâfirleri bu şekildeki tehdidleri ile korkutunca, bu korkutma işini hem bir misal, hem de bir delil ile pekiştirmiştir. Bu misal, onlardan önceki kafirlerin, inkarları sebebiyle, bu gibi ilahî azabları görüp-müşahede etmeleridir. İşte bu sebeple Hak teâlâ şöyle buyurmuştur: |
﴾ 17 ﴿