18

"Andolsun ki onlardan evvelkiler de yalanlamışlardı. Benim inkarım nasıl oldu?".

Cenâb-ı Hak bu ayetle, Âd, Semûd ve benzeri kafir kavimleri kastetmiştir. Bu hususta şu iki izah yapılabilir:

1) Vahidî, buradaki "nekîr" kelimesinin, "Benim inkarım, benim ayıplamam-kınamam" manasına geldiğini, "Onlar benim ilgili azabımı gerçek olarak bulmadılar mı?" demek olduğunu söyler.

2) Ebû Müslim, bu ifadenin, "Münkire verilecek cezam nasılmış" manasına geldiğini söyler. Ebû Müslim sözüne şöyle devam eder: "Buradaki nezir ve nekîr kelimelerinin sonundaki yâ-ı mütekellim, önceki ve sonraki ayetlerin sonları ile birbirlerine benzesin diye, düşmüştür."

Kudretin Bazı Delilleri

Cenâb-ı Hakk'ın burada aklî delil olarak kudretinin mükemmel olduğunu gösteren şeyi zikretmiştir. Allah'ın kudretinin mükemmelliği sabit olduğunda, kafirlere çeşitli azaplar vermeye kadir olduğu da sabit olmuş olur. Bu delil, şöyle bir kaç şekildedir:

Saf Saf Uçan Kuşlar

Birinci Delil: Cenâb-ı Hakk'ın şu ayetidir:

18 ﴿