20

"Rahman'a karşı size yardım edebilecek olan kim, şu sizin ordunuz mu? Kafirler ancak bir aldanış içindedirler".

Bil ki kafirler imandan imtina ediyor ve Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in davetine iltifat etmiyorlardı. Onlar bu hususta şu iki şeye dayanıyorlardı:

a) Malları ve orduları sayesinde kendileri için olan kuvvete...

b) Onlar, "Bu putlar bize hertürlü iyiliği verir ve bizden hertürlü kötülüğü savuşturur" diyorlardı. Allahü teâlâ ise onların bu iki dayanaklarını da çürütmüştür. Birincisini, "Rahman'a karşı size yardım edebilecek olan kim, şu sizin ordunuzmu?" beyanı ile çürütmüştür ki bu ifade, "Yoksa göktekinden ... emin mi oldunuz?" (Mülk,17) ayetine atıftır. Buna göre mana, "Bu iki ayette kendisine işaret edilen o yüce Zat'dan emin mi oldunuz?" şeklinde olur ve "Eğer Cenâb-ı Hakk size azabını gönderirse, O'ndan başka size yardım edeceğini sandığınız şu ordunuz işe yaradı mı?" denilir.

Daha sonra Cenâb-ı Hak, "Kafirler ancak bir aldanış içindedirler" buyurmuştur. Bu, "O azabın onların başına gelmeyeceğini söylemesi ve onları aldatması sebebiyle, şeytandan ötürü bir yanılgı içindedirler" demektir.

O'ndan Başka Rızık Veren Mi Var?

Allahü teâlâ onların ikinci dayanaklarını da şu ayetle çürütmüştür.

20 ﴿