39

"Yahut, üzerinizde, sizin lehinize, kıyamet gününe kadar (sürecek) yeminler mi vardır ki, ne hükmederseniz mutlaka sizindir?!".

Bu ifadeyle ilgili olarak iki mesele vardır:

Birinci Mesele

Birisine bir şey hakkında garanti verip, onu yerine getire- ceğine dâiryemin ettiğinde "Falancaya, bu konuyu yapacağıma dair yemin ettim" denilir. Yani, "Biz size, bu hususta garanti mi verdik, yoksa işi pekiştirme hususunda doruk noktaya ulaşmış çok ağır yeminler etmek suretiyle, sizin için yemin mi ettik?!" demektir.

Buna göre şayet, ifâdesindeki neye taalluk eder?" denilirse, biz deriz ki: Bu hususta şu iki izah yapılabilir:

a) ayetteki, ifadesine taalluk eder. Buna göre mana, "Kuvvet ve kemal açısından, kıyamete kadar sürecek ve devam edecek bir biçimde, bizim sizin için yaptığımız yeminler mi var?" şeklinde olur.

b) Ayetteki takdirin, "kıyamet gününe kadar katot ve sabit" şeklinde olması.. Kelamın takdirinin böyle olması halinde, ayetteki (......) kelimesi, te'kîd edici bir ifade olmuş olur. Nitekim sen, "alabildiğine taze ve güzel" anlamında, (......) denilir. Tazelikte, sıhhat ve sağlamlıkla doruk noktada bulunan her şey hakkında, "baliğ" denilir. Ayetteki, "... ve hükmederseniz mutlaka sizindir" ifadesine gelince, bu, kasemin cevabıdır. Çünkü, ifadesinin anlamı, "Yoksa biz, sizin için yemin mi ettik?.." şeklindedir.

İkinci Mesele

Hasan el-Basrî, nasb ile (......) şeklinde okumuştur ki, bunun mansub oluşu, zarftaki zamirden hal olmasından dolayıdır.

Kefil Kim?

Daha sonra Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e

39 ﴿