41

"Yoksa, ortakları da mı var onların? Öyleyse o ortaklarını da getirsinler (iddialarında) doğru kimseler iseler?".

Bu ifadenin ne demek olduğu hususunda şu iki izah yapılabilir:

1) Bu, "Yoksa onların, Allah'ın ortaklan olduğuna inandıkları şeyleri mi vardır ki, bu nedenle de onlar, sevab elde edip ikabtan kurtulma hususunda bu ortaktan ahirette mü'minler gibi (şefaatçi) mi kabul ediyorlar?!" demektir. "ortaklar" kelimesini onlara nisbet etmiştir Çünkü onlar, bunları, Allah'ın ortaklan kabul etmişlerdir. Şu halde, bu yönüyle bu ayet, Cenâb-ı Hakk'ın, "Sizin ortaklarınız içinde bunlardan herhangi bir şeyi yapacak kim?" (Rum, 40) ayeti gibidir.

2) Bu, "Yoksa onların, bu görüşte kendilerine iştirak edecek kimseleri mi vardır?" demektir. Ki bu görüş de, müslümanlarla günahkarların denk sayılması görüşüdür.. "O halde, eğer iddialarında sadık iseler, bunları getirsinler?" demektir. Bundan maksat da, bu görüşlerini isbat etme hususunda onların, bir aklî delilleri olmadığı gibi, naktî delillerinin de bulunmadığını beyan etmektir. Bu naklî delil de, onların, kendisinden öğrenimde bulundukları kitabtır. Binâenaleyh, onlara bu görüşlerinde hiç kimse muvafakat etmez. Bu sebeple de bu, bu görüşlerinin her bakımdan batıl ve geçersiz olduğunu gösterir.

Kıyamette Secdeye Davet

Bil ki, Allahü teâlâ, onların görüşlerini çürütüp, onların yanlış olduğunu ortaya koyunca, bundan sonra kıyamet gününün azamet ve dehşetini açıklamak üzere

41 ﴿