44

"Artık bu sözü yalan sayanları Bana bırak. Biz onları, hiç bilip-hesaba katmayacakları bir taraftan yavaş yavaş bir azaba yaklaştıracağız".

İstidrac

Bil ki Allahü teâlâ kafirleri, kıyametin dehşeti ile korkutunca, bunun dozunu biraz daha artırıp, onları katındaki ve kudretindeki şeyler ve kahr ile korkutarak, "Sen onları Bana bırak" demiştir ki bu, "Onları Bana bırak. Çünkü Ben, senin için, onlara yeterim" demektir. Buna göre Hak teâlâ sanki, "Ey Muhammed, senin bu kimselerin işini bana havale etmen ve aradan çıkman, onlardan intikam alma açısından sana yeter. Çünkü Ben, ne yapılacağını çok iyi bilen ve buna kadir olanım" demiştir.

Hak teâlâ daha sonra, buyurmuştur. Arapça'da, birisi, birisini derece-derece (yavaş-yavaş) birşeye yaklaştırıp, sonra onu o şeyin içine düşürdüğünde, denilir. Ebû Ravh şöyle der: "Ayetteki bu ifadenin manası, "Onlar her günah işlediklerinde, onlara yine de yeni yeni nimetler verir ve yaptıkları o günahlardan mağfiret taleb etme (istiğfar) işini unuttururuz" şeklindedir Dolayısıyla "İstidrac", ancak kişinin, bunun bir istidraç değil, kendisine bir lütuf olduğunu sandığı zenginlik ve bolluk halinde olur. Çünkü böyle kimseler bunu, mü'minlere verilmeyip, sırt kendilerine verilen bir lütuf sanırlar. Halbuki gerçekte bu. onların helak oluşlarının sebebidir.

Mühlet Veriyorum

44 ﴿