42"O bir şair sözü değildir. Siz ne az inanıyorsunuz! O, bir kahin sözü de değildir. Siz ne az düşünüyorsunuz!". Bu ayetlerle ilgili bir kaç mesele var: İbn Kesir hariç, kıraat imamlarının çoğu fiilleri, tâ ile ve muhatab sigasıyla, (......) şeklinde okumuşlardır. İbn kesir ise, bunları, yâ ile gâib sigası olarak okumuştur Binâenaleyh bunları muhatab sigasıyfa okuyanlar, bu fiilleri, (Hakka, 38-39) ifadelerine göre okumuşlardır. Gâib sigasıyla okuyanlar ise, "iltifat" üslubuna göre okumuş olurlar. Ayetteki, (......) edatları, âlimlere göre zaiddir, sırf te'kid için getirilmişlerdir. Ayetteki (......) ile ilgili olarak şu iki izah yapılabilir: 1) Mukatil şöyle der: "Cenâb-ı Hak buradaki "kelîl" (az) sözü ile, onların, Kur'ân'ın Allah'dan olduğuna hiç inanmadıklarını kastetmiştir. Buna göre mana, "Onlar hiç iman etmezler" şeklinde olur. Nitekim Araplar, "Bize hiç gelmiyor" manasında, "Bize ne de az gelir" derler." 2) O kafirler, kalben buna inanıyorlardı. Ama bundan hemen dönüyor, bu konuda yaptıkları istidlalleri tamamlamıyorlardı. Baksana Hak teâlâ, "O (kafir) düşündü, ölçüp biçti. Sonra da, "Bu ancak seçkin bir büyüdür" dedi" (Mûddessir, 18-24) buyurmuştur. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in şair olmayışını bildirirken, "ne az iman ediyorsunuz"un ifadesini; kahin olmadığını bildirirken ise, "ne az tezekkür edersiniz" ifadesini getirmiştir. Bunun sebebi şudur: Hak teâlâ sanki, "Bu Kur'ân bir şairin sözü değildir. Çünkü bunun özellikleri, bütün şiir çeşitlerinden farklı. Fakat siz iman etmiyorsunuz, yani imana yönetmiyorsunuz. İşte bundan dolayı da düşünmekten yüz çeviriyorsunuz. Eğer imana niyetlenmiş olsaydınız, "o bir şair" şeklindeki sözünüzün yalan olduğunu bilirdiniz. Çünkü Kur'ân'ın terkibi-üslubu-özelliği, bütün şiir çeşitlerinden farklıdır. Yine bu Kur'ân, bir kahin sözü de değildir. Çünkü kahinlerin sözü, şeytanlar ve şeytanların inkarından kaynaklanır. Binâenaleyh bunun, şeytanların öğretmesiyfe olması mümkün değil. Fakat sizler, Kur'ân'ın nazmının nasıllığını ve şeytanları kınadığını hesaba katmıyorsunuz. Dolayısıyla da bunun kehanet nev'inden olduğunu söylüyorsunuz" demektetir. |
﴾ 42 ﴿