11"Gerçekten bizim kimimiz sâlihlerdir, kimimiz ise, onların daha altındadırlar. Çeşit çeşit yollara ayrılmışız". "Kimimiz sâlihlerdir" ifadesi, "Kimimiz müttakidir" manasına; "Kimimiz ise onların daha altındadır" ifadesi de, "İçimizde böyle olmayanlar da var" demektir. Buna göre, burada mevsûf hazfedilmiştir ve tıpkı, "Bizden her biri için malum bir makam vardır" (Saffat, 164) ayeti gibidir. "Salihlerin altındakiler" ile kimler kastedilmiştir? Bu hususta şu iki izah yapılmıştır: 1) Bunlar, salih olmada orta halli olup, bu konuda kemale ulaşmamış kimselerdir. 2) "Salihlikte mükemmel olmayan" ifadesine, orta halli olanlar da, kafirler de girer. "Kıded" kelimesi, Al fiilinden olup, tıpkı "kıt'a" kelimesinin fiilinden olması gibidir. Bölünmeye, parça parça olmaya delalet ettiği, tarâik (tarikler-yollar) kelimesi, "kıded" (çeşit çeşit) kelimesiyle tavsif edilmiştir. Bu ifadenin manası hususunda şu izahlar yapılabilir: a) Bu, "Biz, farklı farklı yollara sahiptik" manasındadır. Süddi, "Cinler de siz insanlar gibidir. Dolayısıyla onlar da, mürcie, kaderiyyeci, rafizî ve haricidirler" demiştir. b) Bu, "Biz, hallerimizin farklı farklı oluşundan dolayı, sanki farklı farklı yollar gibi olduk" demektir. c) Bu, "Bizim yollarımız farklı farklı oldu" demektir. Bu manaya göre, burada muzaf olan bir başka "taraik" kelimesi hazfedilmiş ve muzafun ileyh durumunda olan zamir, onun yerini almıştır. Onbirinci Nev: Hak teâlâ'nın şu ayetinin ifade ettiği husustur: |
﴾ 11 ﴿