24"Nihayet onlar, tehdid edilmekte oldukları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısı daha zayıf, sayısı daha azmış bilecekler". Buna göre şayet, (......) edatından sonra gelen ifadelerin, kendisine "gaye" (sınır) teşkil ettiği (husus) nedir?" denilirse, deriz ki: Bu hususta şu iki izah yapılabilir: 1) Bu daha önce geçen "Neredeyse onlar, onun (aleyhisselâm) başına toplanıyorlardı" (Cin, 19) ifadesi ile ilgilidir, onun "gâye"sidir. Buna göre takdiri mana, "Onlar, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in aleyhine olmak üzere, biribirlerine destek veriyor, onun ensânnı küçümsüyor ve sayıca az görüyorlardı. Ta ki onlar, Bedir günü başlarına geleni ve Allah'ın o peygamberi kendilerine galib getirişini görünceye kadar, yahut da kıyamet gününü görünceye kadar.. Böylece onlar, kendilerinin mi, yoksa onların mı, yardımcılarının daha zayıf ve sayılarının daha az olduğunu görecekler" şeklinde olur 2) Bu ifade, durumun, yani kafirlerin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in güçsüz ve adamlarının sayısının az olduğunu görmeleri gibi hususların delalet ettiği mahzuf bir şeyle ilgilidir. Buna göre sanki, "Bunlar şöyle şöyle olunca ve şöyle şöyle oluncaya kadar, üzerinde bulundukları hali terketmeyenlerdir" denilmek istenmiş. Bil ki bu ayetin bir benzeri de, Meryem Sûresi'ndeki, " "Nihayet va'dolunageldikleri şeyleri gördükleri zaman..."(Meryem, 75) ayetidir. Bil ki Cenâb-ı Hakk'ın da, "Zalimlerin (orada) ne candan bir dostları, ne de sözü geçen bir şefaatçileri vardır" (Mü'min, 18) ve "Onlar ancak, (Allah'ın) razı olduklarına şefaat ederler" (Enbiya, 28) ayetlerinde bildirdiği gibi, onların kıyamet günü ne bir destekçileri, ne de bir şefaatçileri var. Yine Cenâb-ı Hakk'ın da, "O gün kişi, kardeşinden... kaçar" (Abese, 24) ayetinde bildirdiği gibi, onlardan herbiri, arkadaşlarından kaçar ve "sen o gün, her emzikli kadının, çocuğundan habersiz olduğunu görürsün " (Hac. 2) mü'minlere gelince, şeref, ikram ve çokluk onlarındır o gün... Nitekim Hak teâlâ, "Melekler onların yanına, her kapıdan girerek, "Size selam" derler" (Rad, 23-24) buyurmuştur. El-Melikü'l-Kuddûs olan Allah da, onları selamlar. Nitekim o, "Rahîm Rabbinizden size sözlü (şifahî) selam" (Yasin, 58) buyurmuştur. İşte orada kuvvet ve sayıca çokluğun mü'minlerin mi, yoksa kafirlerin mi tarafında olduğu ortaya çıkacaktır. |
﴾ 24 ﴿