25

"De ki: Tehdid edilegeldiğiniz azabın yakın mı olduğunu, yoksa Rabbimin ona uzun bir müddet mi belirlediğini bilemiyorum".

Mukatil şöyle demiştir: "Onlar Hak teâlâ'nın "Nihayet onlar, tehdid edilmekte oldukları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısı daha zayıf, sayısı daha azmış bilecekler" (Cin, 24) buyurduğunu duyunca, Nadr b. el-Haris, "(Ey Muhammed), bizi tehdid ettiğin bu şey ne zaman olacak?" dedi de Hak Teâla işte bu ayeti indirdi. Bu, "O mutlaka olacak. Ama ne zaman olacağı belli değil" demektir.

Ayetteki (......) kelimesi, "son mesafe, uzaklık" manalarına gelir. Bu ayet tıpkı, "Bunun yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmiyorum" (Enbiya. 109) ayeti gibidir.

Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Kıyametin Yakınlığını Bilmiyor Muydu?

Buna göre şayet, "Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), "Benim risaletimle kıyametin yakınlığı bu ikisinin yakınlığı gibidir Müslim, Cum'a, 43 (2/592); Buhari, Rikak, 39. buyurmuş (ve iki parmağını göstermemiş midir? Binâenaleyh bu demektir ki, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), kıyametin kopmasının yakın olduğunu biliyordu. Öyle İse daha nasıl burada, "O azabın yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmiyorum" demesi emredilmiştir?" denilirse, deriz ki: Onun kopmasının yakın oluşu ile kastedilen, dünyanın ömrünün kalanının, geçen kısmından çok daha az olduğudur. Kıyametin bu manada yakınlığı ise malumdur. Ama bu yaklaşan şeyin ne kadar yakın, ne kadar uzak olduğunun bilgisi ise, malum değildir.

Gaybı Bilen Allah'dır

25 ﴿