15

"Yalan sayanların o gün vay haline!"

buyurmuştur ki, bu da, "Tevhidi, nübüvveti, meâdı ve peygamberlerin getirip de haber verdiği her şeyi yalanlayanların vay haline!.." demektir. Geriye şöyle iki soru kalmaktadır:

Birinci Soru: bu ayetteki (......) kelimesi nekire olduğu halde, nasıl mübteda olabilmiştir?

Cevap: Bu kelime aslında, (......) fiilinin yerine geçen ve mansub olarak okunması gereken bir mef'ûl-i mutlaktır. Ancak ne var ki, kendisine beddua edilenin helak oluşunun sürekliliğine delalet etsin diye, mansub olarak okunuştan, merfu olarak okunuşa geçilmiştir. Bunun bir benzeri de, (......) ifadesidir. Bunun nasb ile, (......) şeklinde okunması da mümkündür ne var ki, bu şekilde kıraat olunmamıştır...

İkinci Soru: cümlesinin cevabı nedir? Buna şu iki şekilde cevap verilebilir:

1) Kelamın takdiri "Yıldızların ışıkları sürdüğü zaman, va'dolunduğumuz şey muhakkak vaki olacaktır" şeklindedir, bu takdir ve görüş zayıftır; çünkü bu durumda, ifâdesi sadece, cümlesinin cevabı olmuş olur.

2) Cevap mahzuf olup, kelamın takdiri olmadığnda amellere göre karşılık verme ve kıyamet tahakkuk eder, meydana gelir..." şeklindedir.

Önceki Yalanlayanların İmhası

15 ﴿