40"Bu, ayırdetme ve hüküm verme günüdür. Sizi de evvelkileri de toplamışızdir. Eğer bir hileniz varsa, Bana hemen bu hileyi yapan yalan söyleyenlerin o gün vay haline". Bil ki bu, kafirlerle ilgili tehditlerin yedincisi olup, mahcup ettirmek, utandırmak suretiyle yapılan azablardandır. Ayetteki, "Bu fasi günüdür" cümlesine gelince, bil ki o günde şöyle İki çeşit mahkeme cereyan edecektir: Birinci Çeşit: Kulu ile Rabbisi arasında olan mahkeme... Bu Rab tarafını ilgilendiren kısımda, "fasf'a, yani ayırdetmeye ve hüküm vermeye hacet yoktur. Bu kısım, kişinin amellerine karşı hakettiği mükafaatları ilgilendiren kısımdır. İkab da böyledir. Fasla, kulları ilgilendiren kısımda ihtiyaç duyulur ki bu da, kulların yapmış oldukları o amelleri, itiraf edinceye kadar, üzerlerinde durulmasıdır. İkinci Çeşit: Kullar arasında olan mahkeme... Çünkü beriki diğeri hakkında, "o bana zulmetti" derken, o da beriki hakkında, mesela, "o beni öldürdü" iddiasında bulunacaklardır. İşte bu gibi konularda mutlaka hüküm verilmesi gerekir. Ayetteki, "Sizi de evvelkileri de toplamışızdır" ifade, "Bu fasit, yani ayırdetme ve hüküm verme günüdür" cümlesini izah eden bir cümledir. Çünkü o, bütün mükellefler arasında ayırdedici bir hükmün verileceği bir gün olduğuna göre, mutlaka bütün mükellefiyetlerin bir aaraya getirilmeleri gerekir. Hele hele, herhangi bir şahsın gıyabında kendisi hakkında hüküm verilmesini caiz görmeyen kimselere göre, (davalının mutlaka hazır bulunması gereklidir). Cenâb-ı Hak daha sonra, "Eğer bir hileniz varsa, Bana hemen bu hileyi yapın " buyurarak, onların çeşitli hile ve çarelerle, üzerlerindeki hakları, kendilerinden atmaya çalışacaklarına işaret etmiştir. Buna göre sanki, "Şimdi burada, tuzak, hile, hud'a, işi ters gösterme gibi kötü işleri yapma İmkanınız varsa, haydi yapın" demek istemiştir ki bu tıpkı, "Haydi o (Kur'ân) sûresinin bir benzerini getirin-yapın" (Bakara, 23) ayeti gibidir. Böylece o kafirler, çarelerin kalmadığı, işi tersyüz etmenin hiç mümkün olmadığını anlayacaklar. Binâenaleyh Allahü teâlâ'nın işte bu durumda onlara, Allah'ın "Eğer bir hileniz varsa, Bana hemen bu hileyi yapın" diye hitab etmesi, son derece mahcub edici ve azarlayıcı bir ifade olup, bu da psikolojik (manevi) türden bir azabtır. İşte bundan ötürü Cenâb-ı Hak, bunun peşinden, 'Yalan söyleyenlerin o gün vay haline!.." demiştir. Şirkten Sakınanların Ödülleri |
﴾ 40 ﴿