6

"Biz yeri bir beşik yapmadık mı?".

Bil ki Allahü teâlâ, bunların ba'si ve haşri inkar ettiklerini bildirip, hasrın doğruluğuna delil getirmeyi isteyince, bunun için, Kendisinin herşeye kadir ve herşeyi bilen bir zat olduğunu ortaya koymak için bir mukaddime (giriş) yapmıştır. Bu böyledir, çünkü bu iki temel prensip sabit olunca, öldükten sonnra dirilmenin doğru olduğu da sabit olur. Cenâb-ı Hak bu iki aslı, yani kadir ve âlim oluşunu, yarattığı muhkem ve sapasağlam çeşit çeşit varlıkları sayarak ortaya koymuştur. Çünkü bütün bunlar, hadis (mahluk - sonradan) olmaları açısından, Allahü teâlâ'nın kudretine, sapasağlam ve muhkem olmaları açısından da, ilmine delalet ederler. Şimdi bu iki temel husus sabit olup, sıfatları ve arazları (ilintileri) kabul etme hususunda, maddelerin de birbirine eşit (farksız) oldukları sabit olunca, pek yerinde olarak, Allahü teâlâ'nın bu dünyayı, gökleriyle, yıldızlarıyla ve yeriyle harab etmeye ve daha sonra ahiret alemini varetmeye kadir olduğu ortaya çıkar ki işte bu, bu ayetin kendinden öncekilerle nasıl bir münasebeti olduğunun bir izahıdır.

Bil ki Hak teâlâ burada, yarattığı şeylerin ilginçliğine dair, şu hususlara yer vermiştir:

Birincisi: "Biz yeri bir beşik yapmadık mı?" ayetinin ifade ettiği husus... Bu ayetteki, "mihâd" kelimesi masdardır. Bununla ilgili olarak şu izahlar muhtemeldir:

1) "Mihâd" masdarı ile ism-i mef'ûl, memhûd (döşenmiş bir şey) manası kastedilmiş olup, bu, ism-i mef'ulün, masdar ile ifade edilmesi babındandır. Bu tıpkı, "Buemirin darbıdır" (yani madrubu, onun tarafından dövülmüş olan kişidir)" demen gibidir.

2) kelimesinin, bizatihî bu masdar ile tavsif edilmiş olmasıdır. Ve bu tıpkı, senin, "O kimse bu sıfatla öylesine özdeşleşmiş ki, adeta bu sıfatın kendisi olmuş" anlamında, Ayrı demen gibidir.

3) İfadenin takdiri, (......) şeklindedir. (......) kelimesi (......) şeklinde de okunmuş olup, buna göre mana, "Biz, yeryüzünü, mahlukat için, tıpkı çocuk için olan bir beşik gibi yapmadık mı, kılmadık mı?" şeklinde olup çocuk için hazırlanan ve içinde çocuğun uyuduğu beşik, demektir. Bil ki biz, Bakara Sûresi'nde Cenâb-ı Hakk'ın (Bakara,22) ayetini tefsir ederken, bu ifadeyle ilgili olarak tüm hakikatleri zikretmiştik.

Dağların Kazık Olması

İkincisi, Cenâb-ı Hakk'ın,

6 ﴿