13

"Ona parıl parıl parıldayan bir kandil astık..."

ayetinin beyan ettiği husustur. "Vehhâc" kelimesinin ne demek olduğu hususunda dilcilerin yaptığı akçıklamalar çeşitli ve muhteliftir. Binâenaleyh, bu cümleden olarak bu maddenin (el-vech), ışık ve ısıyı birlikte ifade eden bir kelime olduğunu, dolayısıyla da, Cenâb-ı Hakk'ın, güneşin, işte bu iki vasıf hususunda en ileri derecede olduğunu beyan ettiğini ve güneşin "vehhâc" olması ile bunun kastedildiği söylenirken, Kelbî'nin İbn Abbas'tan rivayete göre, o, "vehhâc"ın, sadece son derece mükemmel bir aydınlığı ifade ettiğini; nitekim Arapça'da, parladığı zaman bir cevher ve kıymetli taşa denildiğini, söylemiştir. Ki bu rivayet, (......) kelimesinin, aydınlıktaki mükemmelliyeti ifade için kullanıldığını gösterir. Şairin, ışığı nitelerken, "aydınlatan parıltıları çok parlak, sanki güneşler ışıl ışıl tutunmuş..." demesi de bunun gibidir. Hain b. Ahmed'in kitabında ise vech maddesi, ateşin ve güneşin harareti anlamında geçmektedir ki, bu kelime "vehhâc" ifadesini, ısıda ileri bir dereceyi göstermesini gerektirir. Bil ki, bu izahların hangisi ele alınırsa, alınsın, ayetin vermek istediği maksat mevcut olur.

Yüklü Bulutlar

Dokuzuncusu, Cenâb-ı Hakk'ın,

13 ﴿