16

"Onunla tane, nebat ve sarmaş-dolaş olmuş bahçeler çıkaralım diye...

Bu ayetle ilgili olarak birkaç mesele var:

Nebat

Yerden biten her bitkinin gövdesi ya vardır, ya yoktur. Eğer gövdesi yoksa, ya onun tomurcuğu vardır ki öyle olanlar taneli bitkilerdir, ya da tomurcuğu yoktur ki böyle olanlar da otlardır. İşte ayetteki "nebat" ile bu otlar murad edilmiştir. İşte bu iki kısma, Cenâb-ı Hak, "Yiyiniz ve hayvanlarınıza yediriniz" (Taha, 54) ayetiyle işaret etmiştir. Gövdesi olanlar ise şecer (ağaç)lardır. Binâenaleyh pek çok çeşit ağaç bir araya geldiğinde "cennet" (bahçe) adını alır. Böylece bu aklî delil ile, yerden biten şeylerin bu üç kısma inhisar ettiği sabit olmuş olur. Temel gıd" olduğu için, burada Allah "tane"yi zikretmiştir. Diğer canlıların ihtiyacı oldukları için, ikinci olarak da "nebat"ı zikretmiştir. Cenâb-ı Hak, bu ilk ayette "cennet" bahçelerden bahsetmemiştir. Çünkü meyvelere olan ihtiyaç zaruri değildir.

Cennat-ı Elfâf

Alimler, "elfâf" kelimesinin manası hususunda değişik izahlar yapmışlardır: Keşşaf sahibi, bunun tıpkı, kelimeleri gibi, müfredi olmayan bir çoğul olduğunu söylemiştir, ayrı ayrı topluluklar, "ahyâf" da, karışık topluluktan anlamına gelir. Pek çok dilci, "elfâf "ın müfredi bulunduğunu ileri sürmüşler, ama aralarında ihtilaf etmişlerdir. Bu cümleden olarak mesela Ahfeş ve Kisâî, bunun müfredinin, kesre ile, "lift" kelimesi olduğunu söylemişlerdir. Kisai, zammeli "lütfün de bunun müfredi olabileceğini eklemiş.Müber red ise, bunun müfredinin zammeli "lüff" olmasını kabul etmemiş, "Aksine bunun müfredi, cemisi "Iiff "dir. Elfâf da, bu ceminin esmişidir" demiştir. Bu kelimenin, tıpkı, şerifin çoğulunun eşraf oluşu gibi, "iefîf'in çoğulu olabileceği de söylenmiştir. Bu İhtimali Kaffâl (r.h) nakletmiştir. Bu hususu iyice kavradığına göre ayetteki bu kelimenin manası, "Birbirine girmiş, bitkileri ve ağaçları sarmaş dolaş bahçeler demektir" şeklindedir. Buna göre bu, "Her bahçede birbirine yakın birçok ağaç var" demektir. Baksana Araplar, baldırı kalın, kat kat etli olan, etli-butlu olan kadınlar için, "imreetün leffâu" derler.

Üçüncü Mesele

Ka'bi, ehl-i tabayi'den Ehl-i Tabayi: Tabiata yani esaba hakiki te'sirr tanıyan görüş sahipleri demektir. (ç.). olup bu hususta, Hak teâlâ'nın, "Onunla tane, nebat ... çıkaralım diye.." ayetini detil getirerek, "Bu ayet, "Allah, birşeyi başka birşeye vasıta kılarak birşey yapmaz" diyenlerin görüşlerinin yanlış olduğuna delalet eder" derdi.

Karar Günü

16 ﴿