18"O gün sûr'a üflenecek de hepiniz hısım kısım geleceksiniz". Bil ki buradaki "yevm" (gün) kelimesi, geçen ayetteki "yevme'l-fasl" (ayırdetme günün)den bedeldir, yahut onun atf-ı beyanıdır. Burada bahsedilen üfleme (nefha) ise, sûr'a üflendğinde hasrın (toplanmanın) meydana geldiği en son nefhadır. Sûr'a üflemenin ne demek olduğu hususunda iki görüş vardır: a) Sûr, "sûref'in çoğuludur. Binâenaleyh sûr'a üfleme, ruhların bedenlerine üflenmesi demektir. b) Sûr, kendisine üflenen bir boynuz (borazan) demektir. Bu husustaki uzun izahımız ve bu hususta söylenenler Zümer Sûresi 68. ayetin tefsirinde geçti. Ayetteki "hepiniz kısım kısım geleceksiniz" cümlesi, "Onlar buraya, toplanma işi tamamlanana kadar, bölük bölük gelirler" demektir. Ata şöyle demiştir: "Her peygamber ümmetiyle birlikte gelir. Bunun bir benzeri de, "O gün her ümmeti, İmamlanyla (oraya) çağırırız"(İsra, 71) ayetidir." Bu cümleye "muhtelif gurublar halinde gelirsiniz" manası da verilmiştir. Keşşaf sahibi, Muâz (radıyallahü anh)'dan şunu rivayet etmiştir: Muaz (radıyallahü anh), Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellemi'a bunun ne demek oluğunu sormuş, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de, "Ey Muâz, işlerin en büyüğünü sordun" dedi. Sonra iki gözünü bir noktaya dikerek şöyle buyurdu: "Ümmetim, şu on sınıf halinde haşrolunacak: Bir kısmı, maymun; bir kısmı domuz; bir kısmı, yüzleri üstü sürünerek; ve başları ayaklarına değip yuvarlak olarak; bir kısmı dilleri göğüslerine sarkmış, ağızlarından pis şeyler akar vaziyette, dillerini yiyerek. Öyle ki mahşerdekiler bunlardan tiksinir; bir kısmı elleri-ayakları kesilmiş olarak; bir kısmı ateşten kütükten üzerine çarmıha gerilmiş olarak, bir kısmı leşten daha pis kokar olduğu halde; bir kısmı da derilerine yapışan ve katranla sıvanmış cübbeler giymiş olarak haşrolunacaktır. Maymun şeklinde hasrolunanlar: yalan söyleyenler; domuz şeklindekiler: rüşvet alanlar; yüz üstü sürünenler: faiz yiyenler; kör olarak hasrolunanlar: verdikleri hükümde zalim olanlar; sağır ve dilsiz olanlar: yaptıklarını beğenenler; dillerini yiyenler: alimler ile sözleri amellerine uymayan kıssacılar-hikayeciler; elleri-ayakları kesilmiş olanlar: komşularına eziyet edenler; ateşten kütüklere çarmıha gerilmiş olanlar da: insanları zalim idarecilere jurnalleyenler; leşten daha pis kokanlar: şehvetlerine ve arzularına tabi olup, mallarının zekatını vermeyenler; katrandan cüppeler giyenler de, kibirlenen, böbürlenen ve salma salma gezenlerdir." Üçüncüsü: Hak teâlâ'nın şu ayetinin anlattığı husustur: |
﴾ 18 ﴿