34

"Dolu kadeh..."

ayetinin ifâde ettiği husustur. (......) ne demek olduğu hususunda şu görüşler ileri sürülmüştür:

Birinci Görüş: Ebû Ubeyde, Zeccâc, Kisfiî ve Müberred gibi dil alimlerinin çoğuna göre, kelime, "dopdolu" anlamına gelmektedir. Ibn Abbas, bir uşağını çağırmış ve ona, "Bana bir "dihak" getir.." demiş, bunun üzerine, ona, dopdolu bir kadeh getirmiştir. Bunun üzerine Ibn Abbas, "işte budur..." der. İkrime de şöyle der: "Ben, İbn Abbasın, (......) dediğini defalarca duydum.

İkinci Görüş: "ardarda, peşpeşe" anlamındadır. Bu da, Ebû Hureyre, Saîd Ibn Cübeyr ve Mücahidin görüşüdür. Vahidî şöyle demiştir: "Bu sözün aslı Arapların, "Taşı, yerine iyice oturtturdum" şeklindeki sözlerine varıp dayanır. Ki bu söz de, taşların iyi biçimde birbirine girmesi, yapışması demektir. Bu açıklamayı, Leys yapmıştır. Bu manaya göre, tıpkı, "İç içe girmiş, girift" kelimesi gibi olmuş olur.

Üçüncü Görüş: İkrime'nin bu kelimeye, "arı duru, saf" manası verdiği de rivayet edilmiştir. Bu görüşe göre (......) kelimesinin, çoğulu olması mümkündür. Ki, da, kendisiyle üzümlerin sı kıstırıldığı iki ağaç parçası anlamına gelir. Buna göre, ayetteki içki kastedilmiş olur. Dahhâk şöyle demiştir: "Kur'ân'da geçen kelimeleri, "içki" anlamına gelir." Buna göre kelamın takdiri, "Dihâkfı, yani dihâk ile sıkılıp elde edilmiş içkiler..." şeklinde olmuş olur.

Cennet İçkisi Aklı Etkilemez

Beşincisi, Cenâb-ı Hakk'ın,

34 ﴿