10"Onlar derler ki: "Biz mi sahiden eski hale döndürülmüş olacağız". Arapça'da "Falanca hâfiresine döndü, yani, "içine girip de eştiği, ayak basarak, yürüyerek iz bıraktığı o yoluna yeniden döndü" denilir. Çünkü o kişinin iki ayağı, orada bir takım derin izler bırakmıştır. Binâenaleyh "hafire", "mahfûre" (eşilmiş) manasınadır. Fakat bu ism-i mef'ûl manası, ism-i fail olan "hafire" kelimesi ile ifade edilmiştir. Bu tıpkı (yani mardiyye) (Kâria. 7) (medfak) "yani atılmış su" (Tarık, 6) ifadelerinde olduğu gibidir. Yani, hafire, eşmeye; râdiye, rızaya; dafik de, dıfka (atmaya) mensub olan demektir. Yahut da bu, Arapların, "Senin gündüzün, oruçludur" ifadesi gibidir. Daha sonra "hafire" kelimesi, bir işe bir şeye girip girişen, derken ondan çıkan, daha sonra tekrar ona dönen kimse için kullanılır olmuştur ve bunu ifade için de, "Yoluna döndü" manasında, ifadesi kullanılır. Hadis-i Şerifte de,"Bu iş, eski haline döndürülmedikçe, bulunduğu hal üzere bırakılmaz", yani ilk yapısına ve ilk haline döndürülmedikce..." denilmiştir. Ebû Hayve, bunu okumuştur. Bu "hafire" de, yine ism-i mef'ûl, yani mahfûre (eşilmiş) manasınadır. Bu ifade de, "Dişleri, eşti" ifâdesindendir. Dolayısıyla o eşilen şey de, eşildi ve böylece "hafire" yani mahfûre (eşilmiş) oldu. Bu kıraat da, buradaki "hâfire"nin, mahfûr (eşilmiş) manasına olduğunun bir delilidir. Bunu iyice kavradığına göre, ayetin manasının, "Biz, ilk halimize, başlangıcımıza döndürülüp de böylece, eskiden olduğumuz gibi diri mi oluvereceğiz (derler)" seklinde olduğu ortaya çıkmış olur. Unufak Kemikler İkincisi: Hak teâlâ'nın şu ayetindeki ifadedir: |
﴾ 10 ﴿