24

"Sizin arkadaşınız bir mecnun değil. Yemin olsun ki o, onu apaçık ufukta görmüştür. O, gayb hususunda itham altında da değildir".

Cebrail (aleyhisselâm)'in, Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'den daha faziletli (efdal) olduğunu söyleyenler, bu ayeti delil getirerek şöyle demişlerdir: "Hak teâlâ'nın, "Şüphesiz muhakkak o, çok şerefli bir elçinin (getirdiği) kelamdır..." ayetleri ile, "Sizin arkadaşınız bir mecnun değil" ayetleri arasında bir mukayese yapacak olsan, aradaki büyük fark ortaya çıkar." Ayetteki, "Yemin olsun ki o, onu apaçık ufukta gördü" ifadesi, bütün alimlere göre, "Onu, güneşin doğduğu yerde gördü" manasınadır. Bu husus, Necm Sûresinde izah edilmiştir.

Ayetteki, cümlesi, "Muhammed gayb konusunda da müttehem değildir" demektir. Bu "gayb" ile, Kur'ân ve Kur'ân'da yer alan, kıssa ve haberler (yani gaybî bilgiler) kastedilmiştir. "Zanîn", müttehem (töhmet altında) olan demektir. Arapça'da, "Onu itham ettim" manasında, denilir. Buradaki fiili, iki mef'ul alan "zann" kökünden değildir. Buna göre mana, "Muhammed Kur'ân konusunda da müttehem değildir. Aksine o, Allah adına söylediği her sözde güvenilir bir zattır" şeklindedir. Bu kelimeyi "dat" ile danîn şeklinde okuyanlara göre, bu kelime "cimri, kıskanan, vermeyen" manasına gelir. Nitekim Arapça'da, "cimrilik yaptım" manasında, denilir. Buna göre ayet, "O, Allah'ın kendisine vahyettiği şeyler hususunda cimri değildi, (hiçbir şeyi gizlemedi)" manasına gelir. Ferrâ, "Ona göğün gaybî bilgileri geliyordu. Bunlar son derece kıymetli şeyler olmasına rağmen, hiçbirini size bildirme konusunda cimrilik etmedi" manasını verirken; Ebû Ali el-Farisîde şu manayı vermiştir: "O, gaybı haber veriyor ve onu, kahinlerin kendilerine saklamaları gibi, kendine saklamıyor, hepsini açıklıyor ve bu açıklamalardan dolayı ücret almak için, kâhinlerin yaptığı gibi, gaybî bilgiler haber vermekten kaçınmıyor."

Ebû Ubeyde, şu iki sebepten ötürü birinci kıraati, yani şeklini tercih etmiştir:

a) Kafirler, onu zaten cimri bulmuyorlar, fakat töhmet altında tutuyortardı. Binâenaleyh burada, onun töhmete müstehak olmadığını söylemek, cimri olmadığını söylemekten daha evladır.

b) Ayetteki ifadenin şeklinde oluşu da bunu gerektirir. Eğer bu kelimeyle, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in cimri olmadığı anlatılmak işlenseydi, ifadenin şeklinde olması gerekirdi. Çünkü genelde hep bu manada denilir, nadiren tîs" ifadesi kullanılır.

Vahy Şeytan İşi Değil!

24 ﴿