29"Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz". Bu, "Ancak Allah, o meşieti (dileme gücünü) size vermeyi dilerse, bu müstesna" demektir. Çünkü meşîet (dileme) fiili, sonradan meydana gelen, yaratılan bir sıfattır. Binâenaleyh onun meydana gelmesi için, mutlaka başka bir meşiete ihtiyaç vardır. Velhasıl bu ayetlerin toplamından, istikamet (hidayet) fiilinin, istikameti istemeye; bu stemenin de, Allahü teâlâ'nın vermesine bağlı olduğu neticesi ortaya çıkmaktadır. Birşeye bağlı olan birşey ise, ancak o şeye dayanır.Binâenaleyh kulların fiilleri, olumlu da olsa, olumsuz da olsa, Allah'ın meşîetine varıp dayanır. Bu, ehl-i sünnet âlimlerimizin izahıdır. Bazı Mu'tezile ise şöyle der: "Bu ayet, Cenâb-ı Hakk'ın kahrı ve mecbur etmeyi dilemesiyle ilgili bir ayettir." Bu görüş zayıftır Çünkü ihtiyari olan bir dilemenin, sonradan olan bir şey olduğunu anlatmıştık. Binâenaleyh bunun mutlaka bir var edicisi olması gerekir. Öyle ise bu dilemenin var olması, onu var edecek olanın, var etmesini dilemesine varıp dayanır. İşte bu noktada, Mu'tezile için ilzam vardır. Doğruyu en iyi bilen Allah'dır. |
﴾ 29 ﴿