12

"Şüphesiz Bize ait olan hidayettir".

Bil ki Allahü teâlâ, insanlara sa'y-u gayretlerini ve netice açısından farklı farklı olduğunu bildirip, iyi ameller yapanlar için "yüsrâ"nın; kötü ameller yapanlar için de "usrâ"nın olduğunu beyan edince, insanlara, Kendisine düşen açıklama, yol gösterme, iyi şeylere teşvik, kötü şeylerden sakındırma iyiye-güzele sevketme gibi şeyleri yerine getirdiğini haber vererek, "Şüphesiz Bize ait olan hidayettir" buyurmuştur ki bu da, "Hikmetimiz gereği bize düşen, insanları ibadet için yarattığımızda, onlara nasıl ibadet edeceklerini beyan etmek ve yapmak suretiyle insanın itaatkar olduğu işleri, isyankar olduğu şeylerden ayırdetmektir. Çünkü Biz onlara fayda verip merhamet edelim ve onlara devamlı nimetleri arzedelim diye onları yarattık. Binâenaleyh Biz, hikmetimiz gereği üzerimize düşeni yerine getirdik" demektir.

Mutezilenin Yorumu ve Ehl-i Sünnetin Cevabı

Mu'tezile, görüşünün doğruluğuna bu ayeti delil getirerek şu izahları yapmıştır:

1) Allahü teâlâ, mazeretleri mubah kılmış, mükellefi ancak gücünün yetebileceği şeylerle mükellef tutmuştur. Böylece Hak teâlâ'nın, güç yetirilemeyecek şeylerle mükellef tutmayacağı sabit olmuştur.

2) “Alâ” (bize ait) ifadesi, vücub ifade eder. Böylece bu, bazan kulun, Allah üzerinde bazı haklarının bulunmasına (vücub ala'llaha) delalet eder.

3) Meydana getirme ve yapma hususunda, şayet kul bağımsız ve tam yetkili olmasaydı, deliller koymanın bir fayda ve hikmeti olmazdı.

Alimlerimizin bu gibi izahlara verdiği cevaplar meşhurdur. Vahidî de, Ferrâ'dan naklederek "Ayetin takdiri, "Hidayet de, delalet de Bize aittir" şeklindedir. Fakat tıpkı, elbise kişiyi hem soğuktan hem sıcaktan koruduğu halde, sadece sıcaktan bahsedilen, "Sizi sıcaktan koruyan elbiseler..." (Nahl, 16/81) ayetinde oluduğu gibi, bu ayette de, delalet açıkça zikredilmemiştir. Bu, Atâ'nın rivayetine göre İbn Abbas (radıyallahü anh)'ın şu sözünün manasıdır: "Allahü teâlâ bu ifadesiyle, "Dostlarımı, Bana taata hidayet ederim, itaatta bulunmaya sevkederim. Düşmanlarım ile, onların Bana taatta bulunmaları arasına girerim (mani olurum)" manasını kastetmiştir." İbn Abbas (radıyallahü anh) bu manayı verirken, ayette dalaletin mahzuf-mukadder olduğuna işaret etmiştir.

Mu'tezile "Bu açıklama, Hak teâlâ'nın "Doğru yolu bildirmek Allah'a aittir. Kimi (yol) ise eğridir" (Nahl, 16/9) ayetinden ötürü yanlıştır. Çünkü Allah, doğru yolu bildirme (hidayet) işinin Kendisine ait olduğunu bildirmiş; eğri yolun ise, Kendisine ait olmadığını beyan etmiştir" der. Bil ki bu husustaki ayrıntılı açıklama ve cevab o ayetin tefsirinde geçmiştir.

Hem Dünya, Hem Ahiret Allah'ındır

12 ﴿