5

"Haset ettiği zaman hasetcinin şerrinden (Allah'a sığınırım)".

Malum şeylerdendir ki hasetci başkasında olan bir nimetin, ondan giderilip kendisine verilmesini şiddetle isteyendir. Bu işe, eğer neredeyse sadece hile ile imkan bulabiliyorsa, kesinlikle buna başvurur. İşte bundan dolayı Allahü teâlâ, ondan sakınmayı ve Allah'a sığınmayı emretmiştir. Böylece, dinî ve dünyevî açıdan kendisinden sakınılan ve çekinilen her şer bu sûrenin kapsamına girer. Bu yüzden bu sûre nazif olunca, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunun inişi ile rahatladı, sevindi. Çünkü bu, peşisıra gelen sûre ile birlikte, her şeyden sığınmayı içine almaktadır.

Buradaki "hasedcinin şerri" ifadesi ile, hased etme zamanındaki günahtan ve halinin çirkinliğinden, hasedinin ortaya çıkmasından sığınma" kastedilmiş de olabilir.

Sureyle ilgili geriye iki soru kalmaktadır:

Birinci Soru: "Yarattığı şeylerin şerrinden" ayeti, sığınılan şeylerin hepsini içena alan, genel bir ifadedir. Binâenaleyh bundan sonra, "gâsik", "neffâsât" ve "hasedci"nin şerrinden ayrıca sığınmanın ne manası var?

Cevap: Bunlar, bu şeylerin serlerinin, en büyük şer çeşitleri olduğuna bir tenbih (işaret) olarak zikredilmişlerdir.

İkinci Soru: Burada sığınılması söylenen şeylerin niçin bazıları marife, bazıları nekire olarak zikredilmiştir?

Cevap: "Neffâsât" (düğümlere üfleyen kadınlar) kelimesi marife olarak zikredilmiştir. Çünkü her böyle üfleyen, sihir yapan kadın şerlidir; "gâsık" (gece) kelimesi nekire olarak zikredilmiştir. Çünkü her gâsık (gece) şerli değildir. Aynı şekilde her hasetci de şerli değildir. Aksine nice hasedler, övgüye değer olur ki bu tür hased, hayır hasenat yapma konusundaki (gıbta)dır. Allah Sübhanehû ve Teâlâ en iyi bilendir. Salat-u selam efendimiz Hazret-i Muhammed'e, âline ve ashabına olsun (amin)!

5 ﴿