29

"Ben dilerim ki sen, kendi günahını da benim günahımı da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte zâlimlerin cezası budur."

2. Zulmü Başlatmanın Cezası:

Yüce Allah'ın:

"Ben dilerim ki sen, kendi günahını da benim günahımı da yüklenip..." âyetinin anlamı ile ilgili olarak şöyle denilmiştir: Bunun anlamı, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın şu hadisinde dile getirdiği anlamın kendisidir: "İki müslüman kılıçlarıyla karşılaşacak olurlarsa, katil de maktul de cehennemdedir". Ey Allah'ın Rasulü, katili anladık, maktul ne diye (cehennemde olsun)?. Şöyle buyurdu: "Çünkü o da karşısına çıkanı öldürmeye azmetmişti." Buhârî, Îman 22, Diyât 2; Müslim, Fiten 15; Nesâî Tahrimud-Dem 29; İbn Mâce Fiten 11. Âdeta Habil, bu sözleriyle şunu anlatmak istemiş gibidir: Ben seni öldürmek istemiyorum, Eğer seni öldürmeyi istiyen birisi olsaydım, bana gelecek olan günah da, beni öldürme günahı ile birlikte senin yüklenmeni istiyorum

Manası: İşlediğim kusur ve hatalarım hususunda bana has olan günahımın da sana gelmesini İstiyorum. Yani benim günahlarım, senin bana zulmetmen sebebiyle alınıp sana verilmesini ve böylelikle beni öldürmen suretiyle günahımı da yüklenmeni istiyorum. Bu yorumlamayı Hazret-i Peygamberin şu Hadîs-i şerîfi desteklemektedir: "Kıyâmet gününde zalim ve mazlum getirilir. Zalimin iyiliklerinden alınarak, mazlumun iyiliklerine katılır. Tâ ki, ona hakkı verilinceye kadar. Eğer (zalimin) hasenatı yoksa, (yahut kalmazsa) mazlumun günahlarından alınır, onun üzerine bırakılır." Bu hadisi Müslim bu anlamda rivâyet etmiştir. Müslim, Birr 59; Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyâme 2; Müsned, II, 303, 334, 372. Daha önce geçmiş bulunmaktadır. Bunu yüce Allah'ın şu âyeti de desteklemektedir:

"Yemin olsun ki onlar, hem kendi (günah) yüklerini, hem de kendi yükleriyle birlikte de başka yükleri yükleneceklerdir." (el-Ankebut, 29/13) Bu husus ise gayet açıktır ve bunun açıklanamayacak bir tarafı yoktur.

Şöyle de denilmiştir: Bunun anlamı şudur Ben senin hem benim günahımı, hem de kendi günahını yüklenmeni istemiyorum. Yüce Allah'ın şu âyetinde (mahzuf bir "enla" edatının varlığı kabul edildiği gibi);

"O, sizi çalkalayıp sallar diye yeryüzünde sabit dağlar bıraktı." (en-Nahl, 16/15) Yani, sallamasın diye demektir. Yüce Allah'ın şu âyetinde de böyledir:

"Allah size, yanılırsınız diye açıklıyor..." (en-Nisa, 4/176) Yani, yanılmayasınız diye...

Derim ki: Bu görüş zayıf bir görüştür. Çünkü Hazret-i Peygamber şöyle buyurmaktadır: "Haksız yere bir kişi Öldürüldü mü, mutlaka onun kanından (günahından) o kadar bir pay Âdem'in (kan döken) ilk oğluna da verilir. Çünkü öldürme çığırını ilk açan odur." Buhârî Cenâiz 33, Enbiya l; Diyât 2; Müslim, Kasâme 27' Tirmizî, İlim 14; Nesâî Tahrimu'd-Dem İbn Mâce, Diyar 1; Müsned, I, 383, 430, 433. Böylelikle '(Âdemin ilk oğlunun) öldürmesinin günahının tahakkuk ettiği sabit olmaktadır. Bundan dolayı ilim adamlarının çoğunluğu şöyle demiştir: Âyetin anlamı şudur: Ben, beni Öldürme günahın ile beni öldürmeden önce işlemiş olduğun günahların ile dönmeni istiyorum. es-Sa'lebî der ki; Müfessirlerin çoğunluğunun belirttikleri görüş budur.

Bunun, soru anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani: Ben böyle bir şeyi ister miyim? diyerek bunu istemediğini ifade etmek istemiştir. Nitekim yüce Allah'ın:

"Ve bu nimeti sen başıma kakıyorsun" (eş-Şuara, 26/22) âyeti, sen bunu nimet diye başıma mı kakıyorsun? demektir Bunun böyle olması, Öldürmek istemenin bizzat masiyet olusundan dolayıdır. Bunu, el-Kuşeyrî nakletmektedir. -Ebû'l Hasen b. Keysân'a da: Mü’min, kardeşinin günah kazanmasını ve cehenneme girmesini nasıl isteyebilir? diye sorulunca: Şu cevabı vermiş: Böyle bir istek, onu öldürmek üzere kendisine elini uzatmasından sonra gerçekleşmiştir. Âyetin anlamı da şöyle olur: Sen beni öldürmek için bana elini uzatacak olsan, yemin olsun ben, sevap kazanmak isteği ile böyle bir şeyden uzak duracağım. Bu sefer ona şöyle soruldu: Peki nasıl olur da: Sen kendi günahım da benim günahımı da diye söylemiş ? Öldürüldüğüne göre onun hangi günahı vardır? Dedi ki: Böyle bir soruya üç türlü cevap verilir: Bu cevapların biri şudur: Beni öldürmenin günahı ile kendisi sebebiyle kurbanının kabul olunmasını engelleyen günahın sebebiyle. Bu görüş, Mücahid'den de rivâyet edilmektedir. İkincisi: Beni öldürmenin günahı ile bana saldırma günahım yüklenmeni istiyorum. Çünkü, fiilen öldürmese dahi, saldırmak dolayısıyla da günah kazanabilir. Üçüncü cevap: Ona, öldürmek için elini uzatacak olsaydı günah kazanırdı. Böylelikle bu işten vazgeçtiği takdirde, bu kazanacağı günahın karşı tarafa döneceği görüşüne sahip oldu. Bu ise kişinin şu sözünü andırıyor: Mal, onun ile Zeyd arasında (ortaklaşadır) Yani; her ikimizin günahını senin kazanmanı İstiyorum, anlamındadır.

Aslında eve dönmek demektir. Yüce Allah'ın:

"Allah'tan bir gazap ile geri döndüler" (el-Bakara, 2/61) âyetinde olduğu gibi Bakara sûresinde buna dair açıklamalar (işaret edilen âyetin tefsirinde) yeterince geçmiş bulunmaktadır. Şair de der ki:

"(Kısas dolayısıyla) kana karşılık kana dönülmesin,

diye birtakım hükümdarlar bize saldırmaktan vazgeçmez,

mahremlerimize dil uzatmaktan sakınmazlar,"

Cehennemliklerden olasın... âyeti, o dönemlerde mükellef olduklarına ve mükâfaat ve ceza va'dlerine muhatap olduklarına delildir. Habil'in kardeşi Kabil'e: "Cehennemliklerden olasın" sözü, onun kâfir olduğuna delil gösterilmiştir. Çünkü, cehennemliklerden ifadesi, Kurân-ı Kerîm’de nerede geçmişse, kâfirler hakkında varid olmuştur. Ancak, bu görüş burada daha önce âyetin tevili ile ilgili olarak ilim ehlinden naklettiğimiz görüşlerle reddolunur. Buna göre, "cehennemliklerden olasın" âyetinin anlamı, sen orada olduğun sürece... şeklindedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

29 ﴿