36Şüphesiz, yeryüzünde ne varsa hepsi, hatta bir o kadarı daha kâfirlerin olsa da, Kıyâmet gönünün azabından kurtulmak için onu feda etseler, yine onlardan kabul olunmaz. Onlar için çok acıklı bir azâb da vardır. Yüce Allah'ın: "Ey îman edenler, Allah'tan korkun. Ona (yaklaşmaya) yol (vesile) arayın" âyetinde geçen vesile, Ebû Vail, el-Hasen, Mücahid, Katade, Atâ, es-Süddî, İbn Zeyd ve Abdullah b. Kesirden gelen nakillere göre yakınlaşmak demektir. Bu kelime, bir şeye yakınlaşmak anlamını ihtiva eder. "Tevessülden "faile" vezninde bir kelimedir. Mtere der ki: "Şüphe yok ki yiğitlerin, sana vesileleri (yakınlaşmak istekleri) vardır Seni alacak olurlarsa, sen sürmelenirsin ve ellerine kına yakılır. Çoğulu ise, "vesail" şeklindedir. Şair der ki: "Jurnalciler gaflete daldılar mı, biz yine eskisi gibi yakın ilişkilerimize döneriz, Aramızdaki safa da, yakınlıklar da döner." Denildiğine göre, İstedim, isterim kelimeleri de buradan gelmektedir. (........) ise, biri diğerinden istekte bulunur demektir. O halde kelimenin asıl anlamı, talep etmek, istekte bulunmaktır. Vesile, kendisi vasıtası ile istenmesi gereken yakınlık demektir. Vesile aynı zamanda cennette bir derecedir. Hazret-i Peygamberin zikrettiği: "Her kim benim için vesileyi isterse, benim şefaatim de onun için hak olur" Müslim Salât 11; Ebû Dâvûd, Salât 36; Tirmizî, Menâkıb 1; Nesâî, Ezan 37; Müsned, II, 168. diye sahih hadiste geçen "vesile" de budur. |
﴾ 36 ﴿