59

De ki: "Ey kitab ehli, sizin bizi ayıplamanız (veya: Bizden hoşlanmamanız) Allah'a, bize indirilene, daha önce indirilenlere îman etmemizden ve şüphesiz çoğunuzun fasıklar olmanızdan başka bir sebebi var mı?"

Yüce Allah'ın:

"De ki: Ey kitab ehli, sizin bizi ayıplamanız..." âyeti nüzul sebebi ile ilgili olarak İbn Abbâs (radıyallahü anh) şöyle demiştir; Aralarında Ebû Yasir b. Alıtab ile, Rafı' b. Ebî Rafi'nin de bulunduğu yahudilerden bir topluluk, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın yanına gelerek, ona, peygamberlerden kime îman ettiğine dair soru sordular. O da şöyle buyurdu:

"Biz, Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e ismail'e... indirilenlere" âyetinden itibaren,

"biz ona testim olmuşlarız" (el-Bakara, 2/136) âyetini okudu. Fakat Îsa (aleyhisselâm) anılınca, onun peygamberliğini inkâr ederek şöyle dediler: Allah'a yemin ederiz, biz dünyada da âhirette de nasibi sizden daha az din mensubu kimseler olduğunu bilmiyoruz. Dininizden daha kötü bir din de bilmiyoruz. Bunun üzerine bu âyet-i kerimeyle bir sonraki âyet-i kerîme nâzil oldu. Süyûtî, ed-Dürru'l-Mensur, III, 108.

Bu ise, onların daha önce geçen âyet-i kerimede ezanı inkâr etmelerini ifade eden âyetlerle da ilişkilidir. Çünkü ezan, bir taraftan Allah'ın tevhidine dair şahidliği, diğer taraftan Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın peygamberliğine şahidliği ihtiva etmektedir. Çelişki içerisinde olan ise, Allah'ın peygamberleri arasında ayırım gözetenlerin dinleridir. Yoksa, bütün-peygamberlere îman edenlerin dini değildir.

(.......) mı? edatındaki "lâm" harfinin Ayıplamanız, hoşlanmamanız kelimesinin başındaki "te" harfi (mahreç) ile yakınlıkları dolayısıyla idğam edilmeleri caizdir. Bunun anlamı, bize karşı öfke duymanız, gazaplanmanız demektir. Hoşlanmamanız anlamına geldiği söylendiği gibi, tepki göstermeniz anlamına geldiği de söylenmiştir, anlamlar biribirlerine yakındır.

Bu fiilin mazi ve muzari şekilleri; sekilerinde kullanılmakla birlikte, birinci şekil (yani, aynu'l fiilin mazide üstün, muzaride esreli gelmesi) daha çok kullanılır. Abdullah b. Kays er-Rukayya der ki:

"Ümeyye oğullarından hoşlanmayışlarının tek sebebi

Onların, öfkelendikleri vakit tahammül göstermeleridir."

Kur'ân-ı Kerîm’de de:

"Onlar... onlardan... intikam almadılar" (el-Burûc, 85/8) âyetinde bu şekilde kullanılmıştır. Kişiye sitemde bulunulduğunda: şeklinde "kaf" harfi esreli olarak kullanılır. îse, onun ism-i failidir. el-Kisâî der ki "Kaf harfinin esreli kullanılışı bir ağızdır. Aynı şekilde birşeyden hoşlanmamayı ifade etmek üzere mazi için: diyerek "kaf harfi üstün kullanıldığı gibi, esreli olarak da kullanılır. İntikam da buradan gelmekte olup, cezalandırmak anlamındadır. İsmi Nikmet şekünde gelir. Çoğulu da: şeklindedir. İstendiği takdirde, "kaf harfi sakin kılınıp harekesi "nün" harfine nakledilebilir. O takdirde nikmet, tekil için, nikam da çoğul için kullanılır.

Allah'a... îman etmemizden başka bir sebebi" ise. "ayıplamanız" ile nasb mahallindedir. Yani siz, bizim ancak Allah'a îman edişimizi ayıplıyorsunuz. Halbuki bizim hak Üzere olduğumuzu da bilmektesiniz

"Ve şüphesiz çoğunuzun fâsıklar olmanızdan" yani, İmâm terketmek suretiyle doğru yoldan çıkmanızdan, Allah'ın emrine uyma çerçevesinin dışına çıkmanızdan,. başka bir sebebi mi var?

Denildiğine göre bu, birisinin diğerine söylediği şu söz kabilindendir: Sen, beni ancak, ben afif bir kimse, sen ise tacir bir kimse olduğun için ayıplıyorsun. Şöyle de denilmiştir: Yani sizler, çoğunuz fâsık olduğunuzdan dolayı, bizim bu durumumuzu ayıplamaktasınız.

59 ﴿