39

Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklarda kalmış sağırlardır, dilsizlerdir. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar.

Yüce Allah'ın:

"Âyetlerimizi yalanlayanlar... sağırlardır, dilsizlerdir" âyeti, mübtedâ ve haberdir. Yani bunlar, kulak ve gözleriyle yararlanma imkânını kaybetmişlerdir. Hayvanlardan ve diğerlerinden herbir ümmet kendi menfaatine olan şeylere yol bulabildiği halde, kâfirler bunlara yol bulamamaktadır. Bu hususa dair açıklamalar el-Bakara Sûresi'nde (2/18. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

"Karanlıklarda" âyetinden kasıt ise küfrün karanlıklarıdır. Ebû Ali der ki: Buradaki "sağırlık ve dilsizliksin âhiretteki sağırlık ve dilsizlik olması mümkündür. O taktirde bununla, mecaz sözkonusu olmaksızın hakikat anlamı kastedilmiş olur.

"Allah dilediğini saptırır." Bu, Şanı yüce Allah'ın kâfirin sapmasını irade etmiş olduğunu ve onun hakkında adaletinin uygulanması için dilediğini göstermektedir. Nitekim yüce Allah'ın:

"... dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar" âyeti de buna işaret etmektedir. Yani, böylesi hakkında da lütfunu uygulamak için onu İslâm dini üzere tutar. Bu ifadeler Kaderiyye mezhebini iptal etmektedir.

Meşiet (dilemek), yalanlayanlar ile ilgilidir. Bu yalanlayanlardan, Allah kimisini saptırır, kimisini de hidâyete erdirir.

39 ﴿