53

Biz böylece onların bir kısmını diğer bir kısmı ile denedik ki: "Allah aramızdan bunlara mı lütfetti" desinler diye. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

"Biz böylece onların bir kısmını diğer bir kısmı ile denedik." Yani, bu şekilde senden Önce denediğimiz gibi bunları da böylece denedik. Denemek (anlamını verdiğimiz fitne); sınamak demektir. Yani Biz onlara, denenenlere yapılan muamele gibi muamelede bulunduk-

": Ki--, desinler diye" âyeti anlamındaki "lâm" ile nasb edilmiştir. Diyecek olanlar eşraf ve zenginlerdir.

"Allah aramızdan bunlara mı lütfetti" diye kastedilenler de zayıf ve fakirlerdir. en-Nehhâs dedi ki: Bu, anlaşılması zor (müşkil) âyetlerdendır. Çünkü, şöyle denilebilir: Nasıl denendiler ki, bu âyet-i kerimede geçen sözü söylesinler? Çünkü, eğer onlar bu sözü inkâr yoluyla söylemiş iseler, bu onların kâfir olduklarını ortaya koymaktadır.

en-Nehhâs'ın bu sorusuna iki şekilde cevap verilebilir. Birinci cevap, bunun anlamı Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın nezdinde aynı mertebede tutulmaları suretiyle zenginlerin fakirlerle denenmeleridir. Ve böylelikle onlar, inkâr yollu değil de, sorup öğrenmek (istifham) maksadıyla:

"Allah aramızdan bunlara mı lütfetti" desinler diye bu sınama yapılmıştır.

Diğer cevap: Onlar, bu şekilde sınanmalan üzerine bunun sonucunda böyle bir sözü inkâr kastı ile söyleyecek noktaya kadar vardılar. O takdirde bu âyet, yüce Allah'ın şu âyetini (bu yönüyle) andırmaktadır:

"Fir'avun hanedanı onu aldılar ki, kendilerine düşmanlığa ve üzüntülerine sebep olsun." (el-Kasas, 28/8)

"Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?" O bakımdan, kâfir olduklarını bildiği başkanlar bir yana, bu şükredenlere imanı lütfeder. Bu takrir (doğruyu söyletmek) için sorulmuş bir sorudur. Onların:

"Allah aramızdan bunlara mı lütfetti" şeklindeki sorularına da bir cevaptır.

Şöyle de açıklanmıştır: Âyetin anlamı şöyledir: Ben, kendisini İslâm'a yönelttiğim, hidâyet verdiğim takdirde, müslümanlığa kimin şükredeceğini en iyi bilen Allah değil miyim?

53 ﴿