16"Beni azgınlığa ittiğin için, ben de yemin olsun, Senin doğru yolunda onlara engel olacağım." Bu âyete dair açıklamalarımızı üç başlık halinde sunacağız: 1. İblisin Azgınlığı Ve Küfrünün Mahiyeti: Yüce Allah'ın: "Beni azgınlığa İttiğin için" âyetinde geçen "azgınlık" anlamındaki "iğvâ", aşırı derecede sapıklık isteğinin kalbe yerleştirilmesi demektir. Kalbime yerleştirmiş olduğun sapıklık, inat ve istikbar arzusu sebebiyle... demektir Bu İblis'in küfrünün cehlî bir küfür olmayıp inadî ve istikbarî bir küfür oluşundan dolayıdır. Daha Önceden el-Bakara Sûresi'nde (2/34. âyet, 6. başlık ve devamında) de buna dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır. Denildiğine göre buradaki ifade yemin anlamındadır. Yani, beni azgınlığa ittiğin için andederim ki, şüphesiz ben, onlara Senin doğru yolunu engelliyeceğim. Ya da, onların yolu üzerinde duracağım, demektir. Bunun bu anlamının delili de yüce Allah'ın Sâd Sûresi'nde naklettiği şu âyettir: "Dedi ki: İzzetin hakkı için hepsini muhakkak azdıracağım..." (Sâd, 38/82) Sanki İblis, kullara musallat olma manasını da taşıdığından dolayı Allah'ın kendisini azdırmasının kadrini büyük görerek, Allah'ın nezdindeki bu kadrini de ta'zim kastıyla bu azgınlığına yemin etmiş gibidir Bunun yemin değil de sebep anlamına geldiği de söylenmiştir ki, buna göre şöyle demiş gibi olur: Sen beni azdırdığın için... Bunun, beraberlik anlamını İfade ettiği de söylenmiştir. Yani: Senin beni azdırmanla birlikte... Soru anlamına geldiği de söylenmiştir. Sanki o, yüce Allah'a kendisini ne ile azdırdığını sormuş gibidir. Ancak, buna göre âyetin; Beni ne diye azdırdın? şeklinde "mim" harfinden sonra "elifsız olarak gelmesi gerekirdi. Anlamın, beni lânetlemen suretiyle beni helâk ettiğin için... şeklinde olduğu da söylenmiştir. Çünkü iğvâ, helâk etmek anlamına da gelir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: "Onlar, yakında ğayy ile karşılaşacaklardır." (Meryem, 19/59) Yani, helâk olmakla karşı karşıya kalacaklardır. Sen beni saptırdığın için... anlamında olduğu da söylenmiştir. Çünkü iğvâ, saptırmak ve uzaklaştırmak demektir. Bu açıklamayı da İbn Abbâs yapmıştır. Beni rahmetinden mahrum bırakarak hüsrana uğrattığın için, anlamında olduğu da söylenmiştir. Şairin şu mısraı da bu kabildendir. "Kim de ziyana uğrarsa, bu ziyanı dolayısıyla kınayıcısız kalmaz." İbnü'l-Arabî der ki: Bu kökten gelen fiiller, kişinin İşi aleyhine olarak bozulduğu yahut bizzat kendisi bozulduğu vakit kullanılır. İşte yüce Allah'ın: "Âdem Rabbine isyan etti ve (işi) bozuldu (ğavâ.)." (Tâ-Hâ, 20/121) Yani cennetteki yaşayışı bozuldu demektir. Deve yavrusunun, annesinin sütünü emip gelmesini sağlamadığı takdirde de; tabiri kullanılır. 2. Allah, Hidayetin De Dalâletin De Yaratıcısıdır: Ehl-i Sünnetin görüşüne göre yüce Allah, İblis'i dalâlete götürmüş ve onda küfrü yaratmıştır. O bakımdan burada iğvâ edilmesini yüce Allah'a nisbet etmiştir. Hakikat de budur. Çünkü malılukat arasında Allah'ın yaratmadığı hiç bir şey yoktur, Onun iradesinden sadır olmadık hiç bir şey yoktur. Ancak İmâmiye, Kaderiyye ve diğerleri, kendilerine süslü gösterdiği her hususta İblis'e itaat ettikleri halde, bu meselede ona itaat etmeyerek; "İblis hata etmiştir. Çünkü o, bu şekilde azdırılmayı Rabbine nisbet etmekle hataya ehil olmuştur, yüce Allah bundan münezzehtir" derler. Onlara şöyle denilir: İblis, her ne kadar hataya ehil birisi ise de, peki mükerrem ve masum bir peygamberin benzeri İfadeleri hakkında ne dersiniz? İşte Nûh (aleyhisselâm)'ın kavmine şöyle dediğini görüyoruz: "Eğer Allah sizi iğva etmek (saptırmak, ya da helâk etmek) isterse ben size öğüt vermek istesem bile bu öğüdüm size fayda vermez. O sizin Rabbinizdir ve nihayet yalnız O'na döndürüleceksiniz." (Hûd, 11/34) Rivâyet olunduğuna göre, Tavus'a, Mescid-i Haram'da bulunduğu sırada bir adam gelir. Bu kişinin Kaderiyyeden olduğu söylenmekle birlikte, ileri gelen fakihlerden idi. Tavus'un yanına oturdu, Tavus kendisine: Sen mi kalkarsın, yoksa kaldırılır mısın? Sen bunu fakih bir kişiye mi söylüyorsun denilince; Tavus şöyle dedi: İblis ondan daha fakih idi. Çünkü İblis: "Rabbim beni azgınlığa ittiğin için" dediği halde, bu adam: Kendi kendimi ben azdırıyorum, demektedir. 3. Îblis'in Doğru Yoldan Gitmek İsteyenlere Engel Olması: " de yemin olsun, senin doğru yolunda onlara engel" yani onları o yoldan alıkoymak ve batılı kendilerine süslü göstermek suretiyle, "engel olacağım." Bu da "beni azgınlığa İttiğin için" âyetindeki iğvâ ile ilgili olarak açıklanan üç anlama uygun olarak: Kendisi helâk olduğu gibi onlar da helâk olsun, yahut kendisi sapıttığı, gibi onlar da sapıncaya, yahut kendisi ziyana uğratıldığı gibi onlar da ziyana uğratılsın diye. Dosdoğru yol (es-Sıratu’l-Mustakim); cennete götüren yol demektir. "Senin yolunu" kelimesi veya edatının hazfedilmiş olmasına göre nasbedilmiştir. Nitekim Sîbeveyh: "Zeyd sırta ve karna vurdu," demek de böyledir. Ayrıca Sîbeveyh şu beyiti de nakletmektedir: "Yumuşaktır o (mızrak), elin sallamasıyla o da sallanıveriyor Hızlıca koşup giden tilkinin yolda kıvrılarak gidişi gibi." (Şair burada Kurtubi’nin İşaret ettiği harf-i cerleri kullanması gerektiği halde kullanmamıştır). |
﴾ 16 ﴿