17"Sonra yine yemin olsun, önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım. Böylece çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın." Şanı yüce Allah'ın: "Sonra yine yemin olsun önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım" âyetinin te'vili ile ilgili olarak yapılmış en güzel açıklamalardan birisi de şudur: Yani, yemin olsun onları haktan saptıracağım. Dünyaya rağbetlerini artıracak, ahiret hakkında da şüpheye düşmelerini sağlayacağım. İşte bu da sapıklığın en ileri derecesidir. Nitekim önceden de geçtiği üzere O: "Yemin olsun onları saptıracağım" (en-Nisa, 4/119) demişti. (Bk. aynı âyetin tefsirinde 1, 2 numaralı başlıklar ve devamı). Süfyan, Mansur'dan, O, el-Hakem b. Uteybe'den şöyle dediğini nakletmektedir: "Önlerinden" dünyalarından, "arkalarından" âhiretlerinden, "sağlarından" yani hasenatlarından, "sollarından" yani seyyiatlarından "onlara sokulacağım" demektir. en-Nehhâs da der ki: Bu güzel bir açıklamadır. Bunu daha da açıklayacak olursak: "Sonra yine yemin olsun önlerinden" yani, dünyada bulunan âyetleri, geçmiş ümmetlerin haberlerini yalanlayıncaya kadar dünyalarından, "arkalarından" yani, âhireti yalanlayıncaya kadar âhiretlerinden, "sağlarından" onların hasenatından ve dinleri ile ilgili çeşitli hususlardan -ki, yüce Allah'ın: "Gerçekten siz bize sağdan gelirdiniz" (es-Sâffat, 37/28) âyeti de buna delalet etmektedir-; "sollarından" yani, günahlarından. Yani, şehvetlerine tabi olmalarını sağlayarak -çünkü şehvetlerini onlara süslü gösteren odur- "onlara sokulacağım, böylece çoğunu şükredenlerden" yani, Seni tevhid eden, itaat eden ve şükürlerini açığa vuran kimselerden "bulamayacaksın." |
﴾ 17 ﴿