30

O, bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Muhakkak onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine veliler edindiler. Üstelik doğru yolu bulduklarını da sanırlardı.

"O, bir kısmına hidayet verdi" âyetindeki Bir kısmına" lâfzı, Döneceksiniz"dekî "siz" zamirinden hal olarak nasbedilmiştir.

Yani, kimisi mutlu kimseler, diğerleri de bedbaht kimseler olmak üzere iki fırka halinde geri döneceksiniz.

Bunu, Ubey'in; Siz, İki fırka halinde döneceksiniz. Fırkanın birisine hidayet vermiş, diğerine ise sapıktık hak olmuş olarak" şeklindeki el-Kisaîden nakledilen kıraati de pekiştirmektedir.

Muhammed b. Kâ'b el-Kurazî de yüce Allah'ın:

"O, bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu" âyeti hakkında şöyle demektedir: Allah, baştan beri sapıklık için yarattığı kimseyi de sonunda sapıklığa vardırır. İsterse o, hidayet bulmuşların amelleriyle amel etsin. Kimi de hidayet üzere yarattı ise, sonunda da onu hidayete ulaştırır. İsterse sapık kimselerin amelleriyle amel etsin. Allah, İblis'in hilkatini sapıklık üzere başlattı. O da meleklerle birlikte mutlu edici ameller isledi. Daha sonra yüce Allah, kendisini ilkin yarattığı şeye geri döndürdü. Ve:

"Ve o, kâfirlerdendi" (el-Bakara, 2/33) diye buyurdu.

İşte bu da Kaderiyye'ye ve ona tabi olanlara açık bir red mahiyetindedir.

Bir kısmı" kelimesinin;Hidayet verdi" âyeti ile nasb edildiği de söylenmiştir. İkinci olarak gelen Bir kısmına da" şeklindeki ikinci kelimenin de hazfedilmiş bir fiil ile nasbedildiği söylenmiştir. Yani; Bir kısmını da saptırdı," takdirindedir. Sîbeveyh de şu iki beyiti nakletmektedir:

"Silah taşıyamaz oldum ve devenin

Ürküp kaçtığı vakit başını yakalayamaz (dizginlerini tutamaz) oldum

Yanından geçtiğim vakit yalnız başıma, kurttan korkar oldum

Hatta rüzgârlardan da yağmurlardan da korkuyorum."

el-Ferrâ' der ki: Eğer bu, (Allah'ın kelâmı dışında benzer terkiblerde insan sözlerinde) merfu' da olsa, câiz olurdu.

"Muhakkak onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine veliler edindiler" âyetinde geçen "Muhakkak onlar" ibaresini Îsa b. Ömer, hemzeyi üstün olarak; şeklinde; Çünkü onlar" anlamı şeklinde okumuştur.

30 ﴿