34

Onlar, Mescid-i Haram'dan alıkoyup durdukları halde Allah onlara ne diye azâb etmesin ki? Hem onlar, ona (hizmete) lâyık kimseler de değildirler. Ona gerçekten lâyık olanlar ancak takva sahipleridir. Fakat onların pekçoğu bilmez.

"... Allah onlara ne diye azâb etmesin ki" âyeti: Azâb edilmelerine engel ne ki? demektir. Yani onlar, pekçok çirkin işi ve azâbı gerektiren sebepleri İşlemeleri dolayısıyla azâbı haketmiş kimselerdir. Şu kadar var ki, herbir işin yazılı bir vadesi vardır. Allah, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in aralarından çıkıp gitmesinden sonra onları kılıç ile azaplandıracaktır. İşte yüce Allah'ın:

"İsteyen biri inecek azâbı istedi" (el-Mearic, 70/1.) âyeti, bunun hakkında nâzil olmuştur. el-Ahfeş der ki: ...me... deki; in zâid olduğunu söylemiştir. en-Nehhâs ise şöyle der: Eğer el-Ahfeş'in dediği gibi olsaydı, o takdirde; Onları azaplandırması..." anlamındaki âyetin da merfu' olması gerekirdi.

"Fakat onların pekçoğu" ona lâyık olanların müttakiler olduğunu

"bilmez."

34 ﴿