37Allah, murdarı temizden ayırt etsin, murdarı birbiri üstüne koyup hepsini yığsın da onları cehenneme atsın diye. İşte onlar, zarara uğrayanların tâ kendileridir. İbn Abbâs der ki: Kureyşliler, Beyt'i çıplak tavaf ederler, ıslık çalıp alkış tutarlardı. Bu, onların kanaatine göre bir ibadetti. Âyet-i kerimede geçen; "ıslık çalmak, "Alkış tutmak" demektir. Bu açıklamayı Mücahid, es-Süddî ve İbn Ömer (radıyallahü anhüm) yapmışlardır. Antere'nin şu beyiti de bu kabildendir: "Ve nice kadının kocasını yere yıkılmış bıraktım Göğsünden boşanan kan, dudağı yarık devenin ağzından çıkardığı hırıltı gibi ıslıklı ses çıkartıyordu." Seslice osuran bineğin durumunu anlatmak üzere kullanılan; tabiri de buradan gelmektedir. es-Süddî der ki: Islık çalmak demektir. Bu kelime Hicaz'da "el-Mükkâ" diye bilinen beyaz renkli bir kuşun ötüşünden hareketle bu manada kullanılır. Şair der ki: "Eğer Mükkâ kuşu başka bir bahçede ötecek olursa, Koyun sahipleri ve eşek sahiplerinin vay haline." Katade der ki: "Elleri birbirine çırpmak" demektir. "Bağırmak, çağırmak" demektir. Her iki açıklamaya göre de rakseden, ellerini çırpan, bağırıp çağıran cahil sufilerin yaptıkları reddedilmektedir. Bütün bunlar, aklı başında olan kimselerin kendilerini uzak tutmaya çalıştıkları bir münkerdir. Bu İşleri yapan kimseler, Beytullah'ın yanında müşriklerin yaptıklarına kendi davranışlarını benzetmiş olurlar. İbn Cüreyc ve İbn Ebi Necîh, Mücahid'den şöyle dediğini nakletmektedirler: parmaklanın ağızlarına sokmalarıdır. ise, ıslık çalmak demektir. Onlar, bu şekilde hareket etmekle, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'ı namazdan alıkoymak, başka şeylerle uğraştırmak İstiyorlardı. en-Nehhâs der ki: Bu kelimelerin sözlükte bilinen anlamlan, İbn Ömer'den rivâyet edilen şekildedir. Ebû Ubeyd ve başkalarının naklettiğine göre de ıslık çalmayı anlatmak üzere; fiili; el çırpmayı anlatmak için de; fiili kullanılır. Amr b. el-İtnabe'nin şu beyiti de bu kabildendir: "Hepsi de bir gürültü ile bekleyip durdular Beyt'in yanında el çırpmakla ve ıslık ile." Saîd b. Cübeyr ve İbn Zeyd derler ki: Burada geçen ın anlamı, onların insanları Beytullah'tan alıkoymalarıdır. Buna göre ifadenin aslı; şeklinde olmalıdır ve burada iki "dardan birisi "ya"ya dönüşmüştür. "Allah murdarı temizden ayırt etsin" ise, mü’mini kâfirden ayırt etsin anlamındadır, Bunun, her hususta, amellerde, harcamalarda ve bunun dışında kalan şeylerde umumî olduğu da söylenmiştir. |
﴾ 37 ﴿