75"Bunun cezası yükünde bulunan kimsenin kendisinin karşılık olarak alınmasıdır. Biz zâlimleri böylece cezalandırırız" dediler "Bunun cezası" âyeti mübtedâdır. "Yükünde bulunan kimse" de onun haberidir. İfadenin takdiri de şöyledir: Bunun cezası (kayıp eşyanın) yükleri arasında bulunduğu kişinin köleleştirilmesidir. O halde bu ifade köleleştirmeden kinayedir. Cümlede te'kid manası da vardır. Nitekim: Hırsızlık yapanın cezası elinin kesilmesidir; işte onun cezası budur, demeye benzer. "Biz zâlimleri böylece cezalandırırız." Yani hırsızlık yaptıkları vakit zâlimlere uygulamamız budur, onlar köleleştirilirler. Bu hüküm Hazret-i Ya'kub'un dininin hükmü idi. Onların bu söyledikleri sözler ise kendisinden yana güven içerisinde olan, şüphe etmeyen bir kimsenin sözleridir. Çünkü onlar yükleri arasında eşyanın bulunacağı kimsenin köleleştirilmesini kabul etmişlerdi. Mısırlılara göre ise hırsızın hükmü, aldığının iki katını tazminat olarak Ödemesi şeklinde idi. Bunu da el-Hasen, es-Süddî ve başkaları söylemişlerdir. İslâm Şeriatının Getirdiği Hükümler ve Önceki Şeriatların Hükümleri: Daha önce Mâide Sûresi'nde (5/38. âyetin tefsirinde) hırsızlıkta el kesme cezasının bundan önceki şeriatlerdeki hükümleri neshedici olduğuna dair açıklamalar yahut Hazret-i Ya'kub'un şeriafındaki hırsızın köleleştirilmesi hükmünü neshettiğine dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. |
﴾ 75 ﴿