85Dedilerki: "Hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Allah'a yemin olsun ki, sonunda ya kederinden hastalanıp eriyeceksin. Yahut ölüp gidenlerden olacaksın." "Dediler ki: Halâ Yûsuf’u anıp, duruyorsun." Yani çocukları kendisine: Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun, "Allah'a yemin olsun ki..." dediler. el-Kisaî der ki: "Bunu hâlâ yapıyorum, yaparım" demektir el-Ferrâ', ın takdiri olarak var olduğunu yani "Durmaksızın..." şeklinde olduğunu iddia eder ve şu beyiti nakleder: "(Ona) dedim ki: Allah adına yemin olsun, burada oturup duracağım, İsterse senin önünde başımı ve eklemlerimi koparsınlar." Yani buradan ayrılmayacağım... demektir. en-Nehhâs der ki: Bu söylediği güzel ve doğrudur. el-Halil ve Sîbeveyh ise; nın yemin halinde takdir edileceğini iddia etmişlerdir. Çünkü yemin halinde açıklanması zor bir taraf olmaz. Eğer böyle bir takdir vacib olsaydı, bu "lâ" yerine "len" olmalı idi. Hazret-i Ya'kub'un oğullarının babalarına bunu söylemelerinin sebebi ise kesin olarak babalarının bu üzüntülü halini devam ettireceğini bilmelerinden dolayıdır. Mesela; "O bu işi yapmaya devam edip duruyor" denilir ve bunlar iki ayrı söyleyiştir. Bu iki şekil de ancak red ve inkâr ile birlikte kullanılırlar. Şair der ki: "(Atlar) toz çıkarmaya devam edip durdu, öyle ki onların çıkardıkları tozlar Oldukça rüzgarlı bir günde yukarı doğru yükselen bir suru andırıyordu." İbn Abbâs da; devam edip duruyorsun diye açıklamışım "Sonunda ya kederinden hastalanıp, eriyeceksin" telef olup gideceksin. İbn Abbâs ve Mücahid der ki: Hastalığından dolayı ölüme yakın bir hale geleceksin demektir. Şair de der ki: "Kederim yayıldı, hasta etti beni Çok eskiden beri de hastalığımı arttırmıştı. İşte bugünden önce sevgi de böyledir, Bu da helake götüren sebepler arasındadır." Katâde bu kelimeyi yaşlanıp çökeceksin diye açıklarken, ed-Dahhâk çürüyüp gideceksin, Muhammed b. İshak aklın başından gidecek diye açıklamışlardır. el-Ferrâ' der ki: Bedenî ve aklî dengesini kaybetmiş kimseye denilir, da aynı anlamdadır. İbn Zeyd der ki: Bu tabir erzeli ömüre (yaşlılığın en perişan haline)döndürülmüş kişi hakkında kullanılır. er-Rabî' b. Enes de bu, derisi kemiğine yapışmış (bir deri bir kemik kalmış) kişi demektir. el-Müerric ise kederinden erimiş kimse, el-Ahfeş yok olup gitmiş kimse, İbnu'l-Enbârî helâk olup gitmiş kimse diye açıklamışlardır. Bunların hepsinin anlamı birbirine yakındır. Bu kelimenin asıl anlamı kederden, aşktan yahut yaşlılıktan bedenî ya da aklî dengesini kaybetmiş kimse demektir. Bu açıklamalar Ebû Ubeyde ve başkalarından nakledilmiştir. el-Arcî der ki: "Ben bir sevginin istilasına uğramış birisiyim, bu sevgi benim aklî ve bedenî dengemi bozmuştur, Nihayet çürüyüp gittim ve sonunda hastalık beni alabildiğine inceltti." en-Nehhâs derki: Bir kimsenin hastalıktan âdeta çürüme halini anlatmak için; şeklindeki fiil kullanılır. İsm-i faili ise; şeklinde gelir. Şu kadar var ki, ikinci sekilin tesniyesi ve çoğulu yapılmaz. Tıpkı; "Layıktır, yaraşır" kelimelerinin de tesniye ve çoğullarının gelmeyişi gibi. es-Sa'lebî der ki: Araplar arasında müzekker olarak İsm-i faili; şeklinde, müennes ism-i failini de; şeklinde söyleyenler de vardır. O bakımdan bu lâfız sıfat olarak kullanılacak olursa, hem tesniyesi, hem çoğulu, hem de müennesi kullanılabilir. Ayrıca; "Hastalanıp eridi, erir, hastalanıp eriyiş" diye de kullanılır. İsm-i faili de; şeklinde gelir. İsm-i mef'ûl olarak; şekli de kullanılır ve şöyle bir beyit nakledilir: "Tam bir gün boyunca atlılar takib etti onu, Onu yakalasaydılar şayet, hiç şüphesiz helâk oluvermişti." İmruul-Kays da der ki: "Develer sahibi kişinin ölmek noktasında hastalandığını görüyorum, O diyardaki genç ve hasta bir devenin bitip tükenmesi gibi." en-Nehhâs der ki: Dilbilginleri kederin hasta düşürdüğü kimse hakkında; "Keder onu hasta etti" diye kullanıldığını ve; ın da; ahmak bir adam anlamına geldiğini nakletmişlerdir. Enes bu kelimeyi "ha" harfi ötreli, "ra" harfini de sakin olarak okumuştur. "Çöven çubuğu gibi" demektir. el-Hasen de "ha" ve "ra" harflerini ötreli oku'muştur. el-Cevherî der ki: " Çöven (otu)" demektir. "Yahut ölüp gidenlerden olacaksın." Bu, hepsinin söyledikleri bir sözdür. Bu sözden maksatları ise, bu işin sebebi kendileri olsalar dahi, Hazret-i Ya'kub'a şefkatleri dolayısıyla ağlayıp kederlenmesini engellemektir. |
﴾ 85 ﴿