91

Dediler ki: "Allah'a yemin ederiz ki Allah seni gerçekten bizden üstün kılmıştır. Doğrusu biz hata işlemiştik."

"Dediler ki: Allah'a yemin ederiz ki Allah seni gerçekten bizden üstün kılmıştır" âyetinde ki:

"Seni üstün kılmıştır" ifadesinde aslolan iki hemzeli oluşudur, ikincisi hafifletilerek harf-i med olmuştur. Tahkik ile okunması câiz değildir. Bu kelimenin ism-i faili; "Üstün tutan, tercih eden" şeklinde mastarı da; ...diye gelir. " saçtım, saçmak" ism-i faili de Saçıcı" şeklinde kullanılır. Aynı şekilde bu da; vezninde iken bilahare i'lâl yapılmıştır. Aslı ise şeklinde Ancak, -Arapça baskıyı hazırlayanın da dikkat çektiği gibi- burada aslının ikinci harfi "ya" değil "vav”dir. olup "ya"nın harekesi "se"ye nakledildikten sonra, "ya" elife kalb olunca, iki sakin bir araya geldiğinden iki sakinin yanyana gelmesi dolayısı ile bu elif hazfedildi. (Ve böylelikle âyetteki şekil ortaya çıktı).

" Sözü naklettim" demektir. Bunun da ism-i faili-, şeklinde gelir.

Buradaki sözlerinin anlamı da şöyledir: Yemin olsun ki Allah seni bizlere üstün kılmış. İlim, hilm (affedicilik, cahammülkârlık), hüküm, akıl ve hükümdarlık vererek seni seçmiştir.

"Doğrusu biz hata işlemiştik." Yani günah işlemiş kimselerden idik. Bir kimse günah işlediği takdirde; Hata (günah) işledi, işler" denilir. Bu ifadenin muhtevası içerisinde affedilme isteği de vardır.

İbn Abbâs'a şöyle soruldu: Kardeşleri nasıl:

"Doğrusu biz hata işlemiştik" dediler. Halbuki onlar bu işi kasti olarak işlemişlerdi. Şu cevabı verdi: Her ne kadar onlar bu işi kastı olarak işledi iseler de, hakka İsabeti kaçırdıktan sonra ancak bu kasta yöneldiler. İşte bir günah işleyen herkes aynı şekilde üzerinde bulunduğu hak yolu aşarak işler ve sonunda ya şüpheye veya masiyete düşer.

91 ﴿