98

Dedi ki: "Sizin İçin ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim. O gerçekten mağfiret buyurandır, Rahîm'dir."

"Sîzin için ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim." İbn Abbâs der ki: Bu sözleriyle duasını seher vaktine ertelemişti.

el-Müsennâ b. es-Sabbah, Tavus'dan dedi ki: Cuma günü seher vaktine erteledi. O gün aşuraya denk gelmişti. Tirmizî'nin kitabında yer alan ezber (unutmaya karşı) duası ile ilgili İbn Abbâs'tan gelen hadiste şöyle dediği nakledilmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)ın huzurunda bulunduğumuz bir sırada Ali b. Ebî Tâlib (radıyallahü anh) çıkageldi ve dedi ki: Anam-babam sana feda olsun. Bu Kur'ân-ı Kerîm göğsümden sıyrılıp gidiyor, ona yetecek gücü kendimde bulamıyorum. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: "Sana kendileriyle Allah'ın sana fayda vereceği ve sen de bunları başkalarına öğretecek olursan, onlara fayda sağlayacak ve böylelikle öğrendiğine kalbinde sebat verecek sözler öğreteyim mi?" deyince, Hazret-i Ali: Evet, ey Allah'ın Rasûlü bana bunları öğret deyince, Hazret-i Peygamber şöyle buyurdu: "Cuma gecesi oldu mu, eğer gecenin son üçte birinde kalkabilirsen -şüphesiz ki o şahit olunan bir andır ve o anda dua makbuldür, Kardeşin Ya'kub da oğullarına: "Sizin için ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim." demişti. Yani cuma gecesi gelinceye kadar demek istemişti." Tirmizî, Deavât 114. deyip hadisin geri kalan bölümünü zikretti.

Eyyub b. Ebi Temime es-Sahıiyanî, Saîd b. Cübeyr'den naklen dedi ki: "Sizin için ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim" yani aydınlık geceler diye bilinen (kamerî ayın) onüç, ondört ve onbeşinci gecelerinde mağfiret dileyeceğim, çünkü bu gecelerde yapılan dua kabul olunur. Âmir en-Nehaî'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Sizin için ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim." Yani ben önce Yûsuf'a soracağım, eğer o sizi affedecek olursa, ben de sizin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim, demektir.

Süneyd b. Davud dedi ki: Bize Huşeym anlattı, dedi ki: Bize Abdu'r-rahman b. İshak anlattı, o Muharib b. Disar'dan, o amcasından naklen dedi ki: Seher vakti mescide gelir, İbn Mes'ûd'un evinin yanından geçerdim. Onun şöyle dediğini işitirdim: Allah'ım, Sen bana emrettin, ben de itaat ettim. Sen beni çağırdın, ben de çağrına uyarak geldim. İşte bu bir seher vaktidir, bana mağfiret buyur. İbn Mes'ûd ile karşılaştım ve ona şöyle dedim: Seher vaktinde söylediğini işittiğim bir takım sözler var. Şöyle cevap verdi: Gerçek şu ki Ya'kub:"Sizin için ileride Rabbimden mağfiret dileyeceğim" sözleriyle onlar için mağfiret dilemeyi seher vaktine ertelemişti.

98 ﴿