102İşte bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar hile yaparak işlerini kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında değildin. "İşte bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir" âyetindeki "işte bu gayb haberlerindendir" anlamındaki bölüm, mübtedâ ve haber "sana vahyettiğimiz" anlamındaki bölüm de İkinci haberdir. ez-Zeccâc der ki: Bununla birlikte; " İşte bu"nun; anlamında buna karşılık, ise onun haberi de olabilir. Gayb haberlerinden olan bu hususları Biz sana vahyediyoruz, demek olur. Bununla da şu kastedilmektedir: Ey Muhammed! Yûsuf'un durumuna dair sana anlattıklarımız gaybın haberlerindendir. "Sana vahyettiğimiz" bunu sana vahyetmek suretiyle sana "bunları" öğretiyoruz, demektir. "Yoksa onlar" Hazret-i Yûsuf’u kuyuya atmak hususunda "hile yaparak" bu maksatla da "islerini kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında" Yûsufun kardeşleriyle birlikte "değildin." Buradaki "hile yaparak" ifadesinin, Hazret-i Ya'kub'un yanına kana bulanmış gömlek ile geldiklerinde... anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani sen bu hallerin hiçbirisine şahit olmamıştın. Ancak bunları sana Allah bildirdi. |
﴾ 102 ﴿