105

Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki onlar, bunlardan yüz Çevirerek üzerlerinden geçer, giderler.

"Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki" âyetindeki;

"Nice" kelimesiyle ilgili olarak el-Halil ve Sîbeveyh şu açıklamayı yapmışlardır: Bu başına benzetme edatı olan "kef'ın da getirildiği ve onunla birlikte mebni bir edat haline gelmişdir. Bu durumda ifadede;

"Nice" anlamı ortaya çıkmaktadır, Âl-i İmrân Sûresi'nde (3/146. âyetin tefsirinde) buna dair yeterli açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.

"Gökler ve yer"deki âyetlere dair açıklamalar da el-Bakara Sûresi'nde (2/164. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.

Buradaki

"âyetler"in geçmiş ümmetlerin ilâhî cezalarının etkileri anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani bunlar, bu kalan izler ve eserler üzerinde gereği gibi düşünüp ibret almaktan yana gaflet içerisindedirler.

İkrime ile Amr b. Fâid; "Yer" kelimesini mübtedâ olarak merfu okumuş, haberini de, "Üzerinden geçerler" diye kabul etmiştir. Buna göre anlam şöyle olur: Göklerde nice âyetler vardır. Yerin (âyetleri) üzerinden ise yüz çevirerek geçerler. es-Süddî ise bir fiil takdiri ile; şeklinde nasb ile okumuştur. Buna göre de anlam şöyle olur: Göklerde nice âyetler vardır. Yeri de (yarattı.) Onun üzerinde yüz çevirerek geeçer,giderler. Bu iki kıraate göre de vakıf; " Gökler" kelimesi üzerinde yapılır. İbn Mes'ûd ise;

“Üzerinden yürür geçerler" diye okumuştur.

105 ﴿