6

Bir de senden iyilikten önce çarçabuk kötülük getirmeni isterler. Halbuki onlardan önce nice örnekler gelip geçmiştir. Doğrusu Rabbin zulümlerine rağmen İnsanlara yine de mağfiret edendir ve şüphesiz Rabbin azâbı cidden çetin olandır.

"Bir de senden" aşırı inkârları ve yalanlamaları dolayısıyla

"iyilikten önce çarçabuk kötülük" azâbı

"getirmeni isterler." Bunun, onların:

"Ey Allah! Eğer bü Senin katından hakkın kendisi ise durma, bizim üzerimize gökten taş yağdır" (el-Enfal, 8/32) sözlerine işaret olduğu da söylenmiştir.

Katâde der ki: Bunlar afiyetten önce cezayı İstediler. Şanı yüce Allah ise bu ümmetin cezasını Kıyâmet gününe kadar tehir etmeyi hükme bağlamıştır.

"İyilikten önce" âyeti kendisi sebebiyle imanın ve iyiliklerin umulduğu imandan önce, diye de açıklanmıştır.

“Nice örnekler" ilahi azâb ve cezalar... demektir. Tekili; şeklindedir. el-A'meş'ten onun bu kelimeyi,( akilli ) şeklinde "mim" hartini ötreli "se" harfini de sakin olarak okuduğu rivâyet edilmiştir, ki bu da; Müsle'nin çoğuludur. Bununla birlikte; şeklinde "mim" harfinin ötresinin ağırlığı dolayısıyla üstün ile değiştirilmesi de mümkündür. (Tekilinin sonundaki) "he" (yuvarlak te)nin yerine fetha getirilir de söylenmiştir.

el-A'meş'ten bu kelimeyi; şeklinde "mim" harfini üstün, "se" harfini sakin okuduğu da rivâyet edilmiştir. Bu da "müsle" kelimesinin çoğuludur. Daha sonra "mim" harfinin ötresini ağırlığı dolayısıyla hazfetmiştir. Bütün bu açıklamaları en-Nehhâs -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- zikretmektedir.

Ancak cemaatin kıraatine göre bu kelimenin tekili dır. Temimliler ise bu kelimenin hem "se" harfini, hem "mim" harfini ötreli okurlar. Onların bu kullanışlarına göre kelimenin tekili; şeklinde "mim" harfi ötreli, "se" harfi de sakindir.

"Yüksek köşk, oda(lar)" demektir. Bunun (müslenin) fiili ise; şeklinde gelir, mastarında ise "mim" üstün, "se" harfi de sakindir.

"Doğrusu Rabbin... mağfiret edendir." Yani îman etmeleri halinde müşrikleri, tevbe etmeleri halinde günahkârları affedendir. İbn Abbâs der ki: Yüce Allah'ın Kitabındaki en umut verici âyet:

"Doğrusu Rabbin zulümlerine rağmen insanlara yine de mağfiret edendir" âyetidir.

"Ve" küfür üzere ısrar ettikleri takdirde,

"şüphesiz Rabbin azâbı cidden çetin olandır."

Hammâd b. Seleme, Ali b. Zeyd'den, o Said b. el-Müseyyeb'den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Yüce Allah'ın:

"Doğrusu Rabbin zulümlerine rağmen insanlara yine de mağfiret edendir ve şüphesiz Rabbin azâbı cidden çetin olandır" âyeti nazil olunca Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın affetmesi, rahmeti ve bağışlaması olmasaydı, hiçbir kimse rahat bir hayat yaşayamazdı ve eğer O'nun cezası, tehdidi ve azâbı olmasaydı, herkes de hiçbir şey yapmaksızın dururdu," Rivâyet, bu şekliyle görüldüğü gibi mürseldir. Bununla beraber, Süyûtî, ed-Durru'l-Mensur, IV, 607de İbn Cerir'in, İbn Abbâs'tan diye rivâyet ettiğini belirtmektedir.

6 ﴿