51"Yahut gönlünüzce büyük kabul ettiğiniz herhangi bir yaratık." "Bizi kim diriltecek" diyecekler. Hemen de ki: "İlk defa sizi yaratmış olan." Sana başlarını sallayacaklar ve: "O, ne vakit?" diyecekler. De ki: "Yakın olması umulur." "Yahut gönlünüzce büyük kabul ettiğiniz herhangi bir yaratık." Mücahid. der ki: Bununla gökleri, yeri ve dağları kastetmektedir. Çünkü bunlar insanın ruhunda büyüklükleriyle yer etmişlerdir. Katede'nin görüşünün anlamı da budur. O şöyle demişti: Ne isterseniz olunuz. Şüphesiz ki Allah sizi öldürecek, sonra da çürütecektir. İbn Abbâs, İbn Ömer, Abdullah b. Amr b. el-Âs, İbn Cübeyr ve yine Mücahid ile İklime, Ebû Salih ve ed-Dahhâk da şöyle demektedirler: Bununla ölümü kastetmektedir. Çünkü Âdemoğlunun ruhunu ölümden daha büyük etkileyen bir şey yoktur. Umeyye b. Ebi's-Salt da şöyle demiştir: "Ve hiç şüphesiz ölüm ruhlarda çok dehşetli bir olaydır." Bu âyet ile yüce Allah şunu kastetmektedir: Sizler, taş veya demirden yaratılsanız, yahut ölümün kendisi olsanız dahi, şüphesiz sizi öldüreceğim ve öldükten sonra da dirilteceğim. Çünkü sizi baştan beri kendisiyle var ettiğini kudretin aynısıyla sizi tekrar iade edeceğim. İşte yüce Allah'ın: "Bizi kim diriltecek diyecekler. Hemen de ki: İlk defa sizi yoktan yaratmış olan" âyetinin anlamı budur. Hadîs-i şerîfte şöyle denilmektedir: "Kıyâmet gününde ölüm beyaz bir koç suretinde getirtilir, cennet ile cehennem arasında boğazlanır." Buhâri, Tefsir 19, SÛRE 1, Rikaak 51; Muslim, Cennet 40,43; Tirmizî, Sıfatul cenne 20, Tefsir 19, SÛRE 2; İbn Mâce, Zühd 38; Dârimî, Rikaak 90; Müsned, II, 118, 121, 261..., III, 9. Bu âyetle öldükten sonra dirilişi kastettiği de söylenmiştir. Çünkü öldükten sonra diriliş, sizin kanaatlerinizce daha büyük bir iştir. "Sana başlarını sallayacaklar." Alay ederek başlarını hareket ettirecekler. (.....): Başını hareket ettirdi, ettirir" demektir. Bir şeyden hayret edip şaşırmış gibi başını hareket ettirdi, manasınadır. İşte yüce Allah'ın: "Sana başlarını sallayacaklar" âyeti da buradan gelmektedir. Recez vezninde şair şöyle demiştir: "Bana doğru başını salladı ve yukarı doğru kaldırdı." Yine (.....): Filan kişi başını hareket ettirdi" demektir. Fiil, hem müteaddi olur, hem olmaz. Bunu da el-Ahfeş nakletmiştir. (.....): Dişi sallandı ve yerinden çıktı" demektir, Recez vezninde şair şöyle demektedir: "Ve ileri derece yaşlılıktan dişleri yerinden oynadı ve söküldü." Bir başkası da şöyle demektedir: "Beni görünce, bana başını salladı." Bir başkası da şöyle demektedir: "Eğer deve, o sallanıp duran büyük makara üzerindeki hurma lifinden yapılmış ipi kaldırmayacak (çevirmeyecek) olursa, Havuzda su namına bir şey yok demektir. "O" yani öldükten sonra diriliş, yeniden yaratılış ve bunun vakti, "ne vakit" olacak "diyecekler. De ki: Yakın olması umulur." O, yakın demektir. Çünkü: "(.....): Umulur" ifadesi, Allah tarafından tahakkuk etmesi vacip olan şey hakkında kullanılır. Yüce Allah'ın: "Ne bilirsin? Belki de o saat (kıyâmet) yakında kopacaktır. " (el-Ahzâb, 33/63) âyeti ile: "Ne bilirsin? Saat belki de yakındır" (eş-Şûrâ, 42/17) buyrukları buna benzemektedir. Esasen gelecek olan her şey yakın demektir. |
﴾ 51 ﴿