54Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse ya size rahmet eder yahut dilerse sizi azaplandırır. Biz seni onlara bir vekil göndermedik." Yüce Allah'ın: "Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse ya size rahmet eder, yahut dilerse sizi azaplandırır" âyeti, müşriklere bir hitaptır. Yani: Dilerse sizi İslâm'a girmeye muvaffak kılar ve böylelikle size rahmet buyurmuş olur yahut da şirk üzere canınızı alır ve böylelikle sizi azaplandırır. Bu açıklamayı İbn Cüreyc yapmıştır. Bu âyetteki "en iyi bilendir" âyeti, "alîm: çok iyi bilendir" anlamındadır. Tıpkı "Allahu ekber; Allah en büyüktür" sözünün "Allah kebirdir (çok büyüktür)" anlamında olması gibi. Burada hitabın mü’minlere olduğu da söylenmiştir. Yani, O dilerse Mekke kâfirlerinden korumak suretiyle size rahmet eder. Yahut da dilerse onları sizlere musallat kılmak suretiyle sizi azaplandırır. Bu açıklamayı el-Kelbî yapmıştır. "Biz seni onlara bir vekil göndermedik." Yani, onları küfre girmekten alıkoymak hususunda seni görevlendiğimiz gibi, onların îman etmelerini de senin eline vermedik. Şöyle de açıklanmıştır: Biz, onlar sebebiyle sorgulanacak şekilde seni onlara kefil kılmadık. Bu açıklamayı da el-Kelbî yapmıştır. Şair de şöyle demiştir: "Ebû Ervâ'yı hatırladım. Sanki ben geçmiş işleri Geri çevirmeye vekilmişim gibi." Burada "kefilmişim gibi" anlamındadır. Yüce Allah'ın: "De ki: Onu bırakıp boş yere (ilâh) zannettiklerinizi çağırın" âyeti şuna işarettir: Kureyşlilerin, kıtlık ile mübtelâ olup, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a durumlarından şikâyetçi olmaları üzerine yüce Allah bu âyet-i kerimeyi indirdi. Yani, Allah'ın dışında kendilerine ibadet ettiğiniz ve ilâh olduklarını zannettiğiniz kimselere dua ediniz. el-Hasen der ki: Bununla melekleri, Îsa'yı ve Üzeyr'i kastetmektedir. İbn Mes'ûd da: Cinleri kastetmektedir, diye açıklamıştır. "Onlar, üzerinizdeki sıkıntıyı" Mukâtil 'in açıklamasına göre, yedi yıl süren kıtlığı "gideremeyecekleri gibi" fakirlikten zenginliğe, hastalıktan sağlığa doğru "değiştiremezler de." |
﴾ 54 ﴿