34Onun ayrıca bir geliri de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken arkadaşına dedi ki: "Ben, malca senden zenginim, sayıca da senden güçlüyüm." "Onun, ayrıca bir geliri de vardı" âyetindeki; "Gelir" kelimesini Ebû Cafer, Şeybe, Âsım, Yakub ve İbn Ebi İshak, peltek "se" ile "mim" harflerini üstün olarak okumuşlardır. Aynı şekilde; "Nihayet bütün serveti yok edildi" (42. âyet) âyetinde de bu şekilde ve; (........) in çoğulu olarak okumuşlardır. el-Cevherî dedi ki: "Gelir, mahsul" kelimesi, ile (........) in tekilidir. (........) in çoğulu ise, şeklinde gelir. el-Ferrâ'' da; (........) in çoğulu; şeklinde gelir demiştir. (........) in çoğulu, şeklinde de gelir. (........) aynı şekilde nemâlandırılan mal, anlamına gelir. Ebû Amr ise bu kelimeyi peltek "se" ötreli, "mim" harfini de sakin olarak okumuş ve bunu "çeşitli mallar" diye açıklamıştır. Diğerleri ise her iki harfi de ötreli olarak okumuşlardır. İbn Abbâs, altın, gümüş ve çeşitli mallar, diye açıklamıştır. Bundan önce el-En'âm Sûresi'nde (6/99. âyet, 4. başlıkta) buna dair geniş açıklamalar geçmiş bulunmaktadır, en-Nehhâs şunu nakletmektedir: Bize Ahmed b. Şuayb anlattı, dedi ki: Bana, İmrân b. Bekkâr haber verdi, dedi ki, bize İbrahim b. el-Alâ ez-Zübîdî anlattı, dedi ki, bize Şuayb b. İshak anlattı, dedi ki, Harun dedi ki: Bana Eban, Sa'leb'den anlattı. O, el-A'meş'den naklettiğine göre Haccac şöyle dedi: Eğer ben, "ayrıca onun bir geliri de vardı" anlamındaki âyeti her hangi bir kimsenin; diye okuduğunu İşitecek olursam, şüphesiz dilini keserim. Bunun üzerine ben el-A'meş'e: Sen bunu kabul ediyor musun dedim o, hayır bunu kabul etmeyi gerektirecek hiç bir taraf yok ki, dedi O bakımdan o, diye okur ve bunu; in çoğulu olarak kabul ederdi. en-Nehhâs dedi ki: Bu görüşe göre; in çoğulu; şeklinde gelir. Bundan sonra; in çoğulu ise ...diye gelir. Bu da Arap dilinde güzel bir şekildir. Ancak, birincisinin doğru olma ihtimali daha kuvvetlidir, doğrusunu en iyi bilen Allah'dır. Çünkü yüce Allah'ın; "Bu îkl bağ mahsullerini vermiş" âyeti, onun mahsul ve meyvesinin bulunduğuna bir delildir. "Bu yüzden, arkadaşı ile konuşurken arkadaşına dedi ki..." sözlü olarak onun kanaatini red ederek cevap verdi, demektir. Muhavere; karşılıklı cevap vermek demektir Tehâvür de birinin diğerine cevap vermesi demektir. Mesela, "Onunla konuştum da o bana karşılık olarak cevap vermedi" denilir. Aynı anlamda olmak üzere tabirleri de kullanılır. "Ben, malca senden zenginim, sayıca da senden güçlüyüm" âyetindeki "nefer: sayı" kelimesi, on kişiden daha aşağı sayıyı anlatmak üzere kullanılan "raht': demektir. O, burada -önceden açıklandığı üzere- kendisine tabi olanları, hizmetçileri ve çoluk çocuğunu kastetmiştir. |
﴾ 34 ﴿