41

"Yahut suyu yerin dibine çekiliverir de bir daha onu aramaya gücün yetmez."

"Yahut suyu yerin dibine çekîliverir." O takdirde daha önce suyu en bol bir arazi iken, sudan büsbütün mahrum bir arazi haline gelir.

"Çekilmek" aslında mastar olup isim yerinde kullanılmıştır. Nitekim: "Oruçlu, oruçsuz, adaletli, razı olunan, faziletli, çokça ziyarette bulunan adam..," tabirlerinde de aynı şekilde kullanılmıştır. "Ağıt yakan kadınlar" tabiri de böyledir. Bu kullanımda miizekker, müennes, tesniye ve temi' aynıdır değişmez. Amr b. Kütsûm der ki:

"Onun asil atları onun için ağıt yakar

Yularları takılmış ve üç ayakları üzerinde durup dördüncüsünün toynağını yere değdirmiş olarak."

Bir başkası da şöyle demektedir:

"Ey Dubaa! Onların gözyaşlarını peş peşe akıt ve

Ayakta ağıt yakanlara cevap ver. (sen de katıl)!"

Görüldüğü gibi bu iki beyitte de tekil ve mastar olarak gelen kelime: " Ağıt yakan kadınlar" anlamındadır.

Bu âyet burada: "Yahut onun suyu yerin dibine çekilmiş bir su oluverir" diye açıklanmıştır. Buna göre burada muzaf hazf edilmiştir. Tıpkı

"o kasabaya sor" (Yusuf, 12/82) âyetinde (kasaba ahalisine sor, anlamında) olduğu gibi. Bunu da en-Nehhâs nakletmektedir, el-Kisaî ise, bunu; "Yerin dibine çekilmiş su" diye açıklamıştır. Nitekim; "Su yerin dibine çekildi, çekilir..." demektir. (Son mastarda) "vav" harfinin ötreli olması dolayısıyla hemze ile gelmesi de mümkündür. gözü, başının iç tarafına doğru çekildi," anlamındadır. Bunun, şekli ise bu fiilin bir başka kullanım şekli (şivesi) dir. Şair şöyle demiştir:

"Gözü başına doğru çekildi mi, yoksa çekilmedi mi?"

"Güneş battı, batar" demektir. Ebû Züeyb de şöyle demektedir:

"Zaman denilen şey" bir gece ve onun. gündüzünden

Bir de güneşin doğup sonra da batışından başka bir şey midir?"

"... bir daha onu aramaya gücün yetmez." Yani, yerin dibine çekilmiş olan suyu bir daha geri çeviremezsin ve hiç bir yolla buna gücün yetmez. Şöyle de açıklanmıştır: O suyun yerine ondan başka bir su da bulamazsın, arayamazsın. İşte mü’min kişinin kardeşiyle tartışması ve onu uyarması burada sona ermektedir.

41 ﴿